Endeksler
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                        BORÇLAR KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN                           
                            KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ                               
                                                                                
    Kanun Numarası                 : 818                                        
    Kabul Tarihi                   : 22/4/1926                                  
    Yayımlandığı R. Gazete         : Tarih: 29/4/1926, Sayı: 359                
    Yayımlandığı Düstur            : Tertip: 3 Cilt: 7 Sayfa: 762               
                                                                                
    1-  29/6/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya   
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 103, 126, 179, 180, 
308,430,431, 432,433, 434, 435, 436, 437,438,439, 440, 441,442,443, 444,445,    
446, 447,448, 473, 477)                                                         

    Madde 103 fıkra üç - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)      
    Tediye mahallinde iskonto yüzde beşten ziyade olduğu takdirde, tüccarlar    
arasında geçmiş günlerin faizi iskonto miktarına göre hesap edilebilir.         

    Madde 126 bent (3) - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)      
    3- Sanatkarların işleri, perakendeci esnafın verdiği eşya ve erzak, doktor- 
ların ve sair sanat erbabının ifa ettikleri mesai, avukatların vekillerin ve    
katibi adillerin mesleki hizmetleri, başkalarının maiyetinde çalışan veya müs-  
dahdem olan kimselerin, hizmetçilerin yevmiyecilerin ve amelelerin ücretleri    
hakkındaki davalar.                                                             

    Madde 179 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Bir mameleki veya bir taahhüdü borç ve alacaklariyle beraber iktisap eden   
kimse bunu alacaklılara ihbar veya gazetelerle ilan ettiği tarihten itibaren    
onlara karşı borçlardan mesul olur ve iki sene nihayetine kadar evvelki borçlu  
dahi yenisiyle birlikte müteselsilen mesul kalır. Bu müddet, muaccel borçlar    
için ihbar veya ilan tarihinden ve diğer borçlar için muacceliyet iktisap et-   
tikleri tarihten başlar.                                                        
    Borçların bu veçhile nakline müteallik hükümler, asıl borcun nakli akdi     
üzerine mürettip hükümlerin aynıdır.                                            

    Madde 180 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    İki müteahhit karşılıklı alacak ve vereceklerini birbirine nakletmek sure-  
tiyle birleştirdikleri halde her birinin alacaklıları mamelekin temlikinden     
doğan hakları haiz ve yeni taahhüt bütün borçlardan mesul olur.                 
    Tesis olunan kollektif ve komandit şirketleri hakkında bu şirketlerin       
iktisap ettikleri şahsi taahhütlerin borçlarından dolayı, aynı hükümler tatbik  
olunur.                                                                         

    Madde 308 fıkra üç son cümle - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hük-  
müdür.)                                                                         
    Hesabı carilerde, ticari faiz hesaplarının ve hususiyle tasarruf sandıkla-  
rında olduğu gibi faize faiz yürütmek adet olan muamelelerin tabi olduğu hüküm- 
ler mahfuzdur.                                                                  
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                

    Madde 430 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Ücret mukabilinde kendi namına bir amirin hesabı için eşya irsalini taahhüt 
eden irsalat komüsyoncusu veya nakliye acentesi, komüsyoncu hükmünde olup an-   
cak eşyanın nakline ait hususatta nakliye müteahhitleri hakkındaki hükümlere    
tabidir.                                                                        

    Madde 431 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Nakliye müteahhidi, ücret mukabilinde eşya naklini deruhte eden kimsedir.   
    Atideki hükümler mahfuz olmak üzere, vekalet kaideleri nakliye mukavelesi   
içinde tatbik olunur.                                                           

    Madde 432 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Mürsil, nakliye müteahhidine mürselünileyhin vazih adresini ve denklerin    
miktariyle ne tarzda ambalaj yapıldığını ve siklet muhteviyatını ve ne müddet   
zarfında teslim olunacağını ve nakil için takip olunacak tariki ve kıymettar    
eşyanın kıymetlerini beyana mecburdur.                                          
    Bu beyanın yapılmamasından veya yanlış yapılmasından mütevellit zarar mür-  
sile ait olur.                                                                  

    Madde 433 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Mürsil, ambalajın münasip bir şekilde yapılmasına dikkatle mükelleftir.     
    Mürsil, ambalajın görünmeyen kusurları sebebiyle vakı olacak hasardan mesul 
olur.                                                                           
    Nakliye müteahhidi eşyayı ihtizari kayıt dermeyan etmeksizin kabul etmiş    
ise, ambalajın görünen kusurları sebebi ile vaki olacak hasardan mesul olur.    

    Madde 434 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Eşya nakliye mütaahhidinin elinde bulundukça mürsil mütaahhidin masrafları- 
nı ve istirdat yüzünden maruz kaldığı zararı tazmin etmek şartiyle eşyasını     
geri alabilir.                                                                  
    Şu kadar ki aşağıdaki hallerde bu hakkı kullanamaz;                         
    1- Mürsil tarafından bir irsaliye mektubu tanzim olunupta nakliye mütaah-   
hidi tarafından mürselünileyhe verilmiş ise.                                    
    2- Mürsil nakliye mütaahhidinden makbuz senedi almış olupta onu iade ede-   
mezse.                                                                          
    3- Nakliye mütaahhidi eşyanın tesellümü için vusulünü tahriren mürselüni-   
leyhe ihbar etmiş ise.                                                          
    4- Eşya teslim mahalline vasıl olduktan sonra mürselünileyh tarafından      
teslim talep edilmiş ise.                                                       
    İşbu hallerde nakliyeci, münhasıran mürselünileyh tarafından verilecek      
talimat dairesinde harekete mecburdur.                                          
    Şukadar ki nakliye mütaahhidi, eşya mukabilinde makbuz senedi vermiş ise    
bu senet mürselünileyhe verilmiş olmadıkça eşya teslim mahalline vasıl olmadan  
mürselünileyhin talimatına ittiba etmekle mükellef olmaz.                       

    Madde 435 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Eşya kabul edilmez yahut onları takyit eden masraflarla diğer alacaklar     
tediye olunmazsa veya mürselünileyh bulunamazsa nakliye mütaahhidi, mürsile     
haber vermeğe ve eşyayı, masraf ve hasarı mürsile ait olmak üzere muvakkaten    
muhafaza etmeğe yahut üçüncü bir şahsa tevdi eylemeğe mecburdur.                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
    Mürsil veya mürselünileyh münasip bir müddet zarfında eşyada tasarruf et-   
mezse, nakliye mütaahhidi, eşyayı bulunduğu mahaldeki salahiyettar mahkeme      
vasıtasiyle mal sahibi hesabına bir komüsyoncu gibi sattırabilir.               

    Madde 436 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Eşya çabuk bozulmağa maruz ise yahut tahmin olunan kıymeti masraflarını     
temin etmezse, nakliye müteahhidi, bunu derhal resmen tesbit ettirmekle mükel-  
lef ve eşyayı teslim kabil olmayan hallerde olduğu gibi sattırmak hakkını       
haizdir.                                                                        
    Alakadarlar mümkün olduğu kadar eşyanın satılığa çıkarıldığından haberdar   
edilir.                                                                         

    Madde 437 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Nakliyeci, eşyaya edeceği ihtimamdan dolayı kendisinin haiz olduğu hakları  
kullanırken, malikin menfaatlarını mümkün olduğu kadar muhafaza ve kusuru ha-   
linde zarar ve ziyanı tazmin ile mükelleftir.                                   

    Madde 438 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Eşya telef veya zayi oldukta nakliyeci, telef ve ziya, eşyanın tabiatından  
yahut mürsil veya mürselünileyhin kusurundan veya bunlardan birinin verdiği     
talimattan veya müdebbir bir nakliyeci tarafından ittihaz olunacak tedbirler    
ile önüne geçilemiyecek hal ve vaziyetten tevellüt ettiğini ispat etmedikçe     
tam kıymetini tazmine mecburdur.                                                
    Bilhassa eşyanın kıymetli olduğundan nakliyeciyi haberdar etmemesi, mürsi-  
lin kusuru sayılır.                                                             
    Eşyanın kıymetinden fazla veya eksik zarar ve ziyan tesbitine dair akdedi-  
lecek mukavele, mer'idir.                                                       

    Madde 439 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Nakliyeci eşyanın tesliminde vukua gelen teahhurdan ve hasara uğramasından  
ve kısmen telefinden mütevellit zarar ve ziyanı ziya halindeki kayıt ve şart    
dairesinde zamindir.                                                            
    Bunun hilafına mukavele bulunmadıkça bu surette verilecek tazminat, eşyanın 
tamamiyle ziyaı halinde verilmesi iktiza eden miktarı tecavüz edemez.           

    Madde 440 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Nakliyeci, eşyayı teslim mahalline kadar ister kendi götürsün isterse di-   
ğer birine nakil ettirsin, nakil esnasında vukua gelen kusurlardan ve arızalar- 
dan mesul olur.                                                                 
    Şukadar ki eşyayı nakil ettirdiği kimseye karşı nakliyecinin, rücu hakkı    
vardır.                                                                         

    Madde 441 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Eşya vasıl olur olmaz nakliyeci, mürselünileyhe haber vermeğe mecburdur.    

    Madde 442 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Mürselünileyh, eşyaya müteallik mütalebeleri kabul etmezse bu miktar mebla- 
ğı mahkeme veznesine tevdi etmedikçe teslim talebinde bulunamaz.                
    Nakliyecinin hapis hakkı eşya makamına kaim olan bu meblağa intikal eder.   

    Madde 443 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Hile ve fahiş kusur müstesna olmak üzere, eşyanın kaydı ihtirazi dermeyan   
edilmeksizin kabulü ve nakliye ücretinin tediyesi, nakliyeciye karşı bütün dava 
haklarını iskat eder.                                                           
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
    Şukadar ki zahir olmayan hasarlarda, mürselünileyh hal icabına göre tahkik  
edilmesi kabil veya lazım olan müddet içinde hasara muttali olur ve nakliyeci-  
yide hemen haberdar ederse, nakliyeci bu hasardan da mesul olur.                
    Ancak bu ihbar, eşyanın tesliminden itibaren nihayet sekiz gün içinde vuku- 
bulmak lazımdır.                                                                

    Madde 444 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Niza vukuunda iki taraftan birinin talebi üzerine eşyanın bulunduğu mahal   
mahkemesi o eşyanın emin bir ele tevdiine ve lüzumunda eşyanın halini tesbit    
ettikten sonra satılmasına karar verebilir.                                     
    Eşyaya müteallik olarak iddia olunan alacakların tesviyesi veya tevdii      
suretiyle satışa mümanaat olunabilir.                                           

    Madde 445 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Nakliyeciye karşı zarar ve ziyan iddiaları telef zıya ve teehhür hallerinde 
teslimin icra olunacağı günden ve hasar halinde eşyanın teslimi gününden itiba- 
ren bir senelik müruru zamana tabidir.                                          
    Mürsil ve mürselünileyh nakliyeciye karşı olan haklarını, senesi içinde     
talep etmiş olmak ve dava hakkı eşyanın kabuliyle sukut etmemiş bulunmak şar-   
tiyle def'an, her zaman dermeyan edebilirler.                                   
    Nakliyecinin hile ve fahiş kusurda bulunması halleri müstesnadır.           

    Madde 446 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    İcrası devletin ruhsatına mütevakkıf olan nakil işlerinin mütaahhitleri,    
mesuliyetlerinin tahakkukundan evvel kendi nizamnameleri veya hususi mukavele-  
leri ile mesuliyetlerin taallük eden kanunların tamamen veya kısmen tatbikinden 
kurtulamazlar.                                                                  
    Şu kadar ki iki taraf bu bapta beyan olunan müsaade derecesinde hususi      
mukaveleler ile bu kaideleri tebdil edebilirler.                                
    Posta, şömendöfer, vapur ile nakliyat hakkında vazolunan hususi hükümler    
bakidir.                                                                        

    Madde 447 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Nakliyeci veya irsal komisyoncusu, taahhüt ettiği nakliyatı icra için umumi 
nakliyat idarelerinden birine müracaat eder veya bu vasıta ile yapılan nakliye  
işine iştirak eyler ise umumi nakliyata mahsus olan hükümlere tabi olur. Nakli- 
yeci veya irsal komisyoncusu ile amir arasında akdolunacak mukavele hükümleri   
mahfuzdur.                                                                      
    Bu madde hükümleri kamyoncu, arabacı ve hamallara tatbik olunmaz.           

    Madde 448 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
    Mukavelesini icra için umumi nakliye idarelerinin birinden istifade eden    
irsal komüsyoncusu bu idareye karşı rücu hakkını kendi kusurundan naşi zayi     
etmiş ise, rücu hakkı olmamak sebebi ile mesuliyetten kurtulamaz.               

    Madde 473 - fıkra iki - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)   
    Bu senetler, ibrazında ida olunan eşyanın teslimini talep hakkını veren     
kıymetli evraktır; nama veya emre veya hamile muharrer olabilir.                

    Madde 477 fıkra iki - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)     
    Eşya makamına kaim olmak üzere senet ihraç edilmiş ise, ardiye sahibi o     
eşyayı ancak bu senedin sahibine verebilir.                                     
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                    112-1                                       
                                                                                
    2 - 4/5/1988 tarih ve 3444 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya    
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri (Madde numaraları: 49)                  
                                                                                

     Madde 49 - (22/4/1926 tarih ve 818 sayılı Kanunun hükmüdür.)               
                                                                                
    Şahsi menfaatleri haleldar olan kimse hata vukuunda zarar ve ziyan ve hata- 
nın hususi ağırlığı icabettiği surette manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ    
itasını dava edebilir.                                                          
    Hakim, bu tazminatın itası yerine diğer bir tazmin sureti ikame yahut ila-  
ve edebilir.                                                                    
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
MÜLGA HÜKÜMLER, HAZİRAN 1988 (EK - 1)                                           
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                     112-2                                      
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
                                                                                
          818 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATlN                  
                 YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE                        
                                                                                
                                                                                
Kanun                                                        Yürürlüğe          
 No.        Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler          giriş tarihi       
------ ------------------------------------------------ ------------------      
6763                          -                              1/1/1957           
2486                          -                             10/7/1981           
3095                          -                            19/12/1984