Endeksler

			İŞ KANUNU


Kanun Numarası	: 4857
Kabul Tarihi	: 22/05//2003
 
    
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
   Amaç ve kapsam

   Madde 1 - Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan 
işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.
   Bu Kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin 
işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.
   İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe 
bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar.
   Tanımlar

   Madde 2 - Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek 
veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren 
arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek 
amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.
   İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı 
yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, 
uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve 
araçlar da işyerinden sayılır.
   İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu 
kapsamında bir bütündür.
   İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan 
kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve 
yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur.
   Bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri 
hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan 
kaldırmaz.
   Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde 
veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık 
gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte 
çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren 
ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu 
Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan 
yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
   Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi 
suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren 
ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı 
işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi 
sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık 
gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez. 
   İşyerini bildirme

   Madde 3 - Bu Kanunun kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle olursa 
olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple 
faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi 
sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve soyadını yahut 
unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay 
içinde bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır.
   Alt işveren, bu sıfatla mal veya hizmet üretimi için meydana getirdiği kendi işyeri için 
birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür.
   İstisnalar

   Madde 4 - Aşağıda belirtilen işlerde ve iş ilişkilerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz; 
   a) Deniz ve hava taşıma işlerinde, 
   b) 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya 
işletmelerinde,
   c) Aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işleri,
   d) Bir ailenin üyeleri ve 3 üncü dereceye kadar (3 üncü derece dahil) hısımları arasında 
dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı işlerde, 
   e) Ev hizmetlerinde,
   f) İş sağlığı ve güvenliği hükümleri saklı kalmak üzere çıraklar hakkında, 
   g) Sporcular hakkında, 
   h) Rehabilite edilenler hakkında,
   ı) 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun 2 nci maddesinin tarifine uygun üç kişinin 
çalıştığı işyerlerinde.
   Şu kadar ki;
   a) Kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan gemilere yapılan 
yükleme ve boşaltma işleri, 
   b) Havacılığın bütün yer tesislerinde yürütülen işler,
   c) Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda 
görülen işler, 
   d) Tarım işletmelerinde yapılan yapı işleri, 
   e) Halkın faydalanmasına açık veya  işyerinin eklentisi durumunda olan park ve bahçe 
işleri,
   f) Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan, denizlerde 
çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işler,
   Bu Kanun hükümlerine tabidir.
   Eşit davranma ilkesi

   Madde 5 - İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve 
benzeri sebeplere dayalı ayırım yapılamaz.
   İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan 
işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz.
   İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş 
sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona 
ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz.
   Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz.
   İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir ücretin 
uygulanmasını haklı kılmaz.
   İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davranıldığında 
işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını 
da talep edebilir. 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesi hükümleri saklıdır.
   20 nci madde hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı 
davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir 
biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını 
ispat etmekle yükümlü olur.
   İşyerinin veya bir bölümünün devri

 

 
   Madde 6 - İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine 
devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri 
bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer.
   Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren 
yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür.
   Yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde 
ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu 
yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile 
sınırlıdır.
   Tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona erme halinde 
birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz.
   Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir 
bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep 
oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş 
organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı 
sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır.
   Yukarıdaki hükümler, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin veya bir 
bölümünün başkasına devri halinde uygulanmaz.
   Geçici iş ilişkisi

   Madde 7 - İşveren, devir sırasında yazılı rızasını almak suretiyle bir işçiyi; holding 
bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde veya yapmakta 
olduğu işe benzer işlerde çalıştırılması koşuluyla başka bir işverene iş görme edimini yerine 
getirmek üzere geçici olarak devrettiğinde geçici iş ilişkisi gerçekleşmiş olur. Bu halde iş 
sözleşmesi devam etmekle beraber, işçi bu sözleşmeye göre üstlendiği işin görülmesini, iş 
sözleşmesine geçici iş ilişkisi kurulan işverene karşı yerine getirmekle yükümlü olur. Geçici iş 
ilişkisi kurulan işveren işçiye  talimat verme hakkına sahip olup, işçiye sağlık ve güvenlik 
risklerine karşı gerekli eğitimi vermekle yükümlüdür. 
   Geçici iş ilişkisi altı ayı geçmemek üzere yazılı olarak yapılır, gerektiğinde en fazla iki 
defa yenilenebilir. 
   İşverenin, ücreti ödeme yükümlülüğü devam eder. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren, 
işçinin kendisinde çalıştığı sürede ödenmeyen ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal 
sigorta primlerinden işveren ile birlikte sorumludur. 
   İşçi, işyerine ve işe ilişkin olup kusuru ile sebep olduğu zarardan geçici iş ilişkisi kurulan 
işverene karşı sorumludur. İşçinin geçici sözleşmesinden aksi anlaşılmıyorsa, işçinin diğer 
hak ve yükümlülüklerine ilişkin bu Kanundaki düzenlemeler geçici iş ilişkisi kurulan 
işverenle olan ilişkisine de uygulanır. 
   İşçiyi geçici olarak devralan işveren grev ve lokavt aşamasına gelen bir toplu iş 
uyuşmazlığının tarafı ise, işçi grev ve lokavtın uygulanması sırasında çalıştırılamaz. Ancak, 
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanununun 39 uncu maddesi hükümleri 
saklıdır. İşveren, işçisini grev ve lokavt süresince kendi işyerinde çalıştırmak zorundadır.
   Toplu işçi çıkarmaya gidilen işyerlerinde çıkarma tarihinden itibaren altı ay içinde toplu 
işçi çıkarmanın konusu olan işlerde geçici iş ilişkisi gerçekleşmez.
    
   İKİNCİ BÖLÜM
   İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi
   Tanım ve şekil

   Madde 8 - İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) 
da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. İş sözleşmesi, Kanunda aksi 
belirtilmedikçe, özel bir şekle tâbi değildir.
   Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunludur. Bu 
belgeler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.
   Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde işveren işçiye en geç iki ay içinde genel ve özel 
çalışma koşullarını, günlük ya da haftalık çalışma süresini, temel ücreti ve varsa ücret 
eklerini, ücret ödeme dönemini, süresi belirli ise sözleşmenin süresini, fesih halinde tarafların 
uymak zorunda oldukları hükümleri gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlüdür. Süresi bir 
ayı geçmeyen belirli süreli iş sözleşmelerinde bu fıkra hükmü uygulanmaz. İş sözleşmesi iki 
aylık süre dolmadan sona ermiş ise, bu bilgilerin en geç sona erme tarihinde işçiye yazılı 
olarak verilmesi zorunludur.
   Türü ve çalışma biçimlerini belirleme serbestisi

   Madde 9 - Taraflar iş sözleşmesini, Kanun hükümleriyle getirilen sınırlamalar saklı 
kalmak koşuluyla, ihtiyaçlarına uygun türde düzenleyebilirler.
   İş sözleşmeleri belirli veya belirsiz süreli yapılır. Bu sözleşmeler çalışma biçimleri 
bakımından tam süreli veya kısmî süreli yahut deneme süreli ya da diğer türde oluşturulabilir.
   Sürekli ve süreksiz işlerdeki iş sözleşmeleri

   Madde 10 - Nitelikleri bakımından en çok otuz iş günü süren işlere süreksiz iş, bundan 
fazla devam edenlere  sürekli iş denir.
   Bu Kanunun 3, 8, 12, 13, 14, 15, 17, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 34, 53, 54, 55, 56, 
57, 58, 59, 75, 80 ve geçici 6 ncı  maddeleri süreksiz işlerde yapılan iş sözleşmelerinde 
uygulanmaz. Süreksiz işlerde, bu maddelerde düzenlenen konularda  Borçlar Kanunu 
hükümleri uygulanır.
   Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi