Madde 26 - 24 ve 25 inci maddelerde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan 
hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan 
birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş 
günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. 
Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz.
   Bu haller sebebiyle işçi yahut işverenden iş sözleşmesini yukarıdaki fıkrada öngörülen 
süre içinde feshedenlerin diğer taraftan tazminat hakları saklıdır. 
   Yeni iş arama izni

   Madde 27 - Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş 
arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İş arama 
izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek 
toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı 
günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.
   İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücret işçiye 
ödenir.
   İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir çalışma 
karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder.
   Çalışma belgesi

   Madde 28 - İşten ayrılan işçiye, işveren tarafından işinin çeşidinin ne olduğunu ve süresini 
gösteren bir belge verilir.
   Belgenin vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından 
zarar gören işçi veyahut işçiyi işine alan yeni işveren eski işverenden tazminat isteyebilir.
   Bu belgeler her türlü resim ve harçtan muaftır.
   Toplu işçi çıkarma

   Madde 29 - İşveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin 
gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde, bunu en az otuz gün önceden bir yazı ile, 
işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir. 
   İşyerinde çalışan işçi sayısı:	
   	a) 20 ile 100 işçi arasında ise, en az 10 işçinin,
   	b) 101 ile 300 işçi arasında ise, en az yüzde on oranında işçinin,
c) 301 ve daha fazla ise, en az 30 işçinin,
   İşine 17 nci madde uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son 
verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır.
   Birinci fıkra uyarınca yapılacak bildirimde işçi çıkarmanın sebepleri, bundan etkilenecek 
işçi sayısı ve grupları ile işe son verme işlemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleşeceğine 
ilişkin bilgilerin bulunması zorunludur. 
   Bildirimden sonra işyeri sendika temsilcileri ile işveren arasında yapılacak görüşmelerde, 
toplu işçi çıkarmanın önlenmesi ya da çıkarılacak işçi sayısının azaltılması yahut çıkarmanın 
işçiler açısından olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi konuları ele alınır. Görüşmelerin 
sonunda, toplantının yapıldığını gösteren bir belge düzenlenir. 
   Fesih bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden 
otuz  gün sonra hüküm doğurur. 
   İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi halinde, 
işveren sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş 
Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür. İşveren toplu işçi çıkarmanın 
kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için yeniden işçi almak istediği 
takdirde nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır.
   Mevsim ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin işten çıkarılmaları hakkında, işten çıkarma 
bu işlerin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa, toplu işçi çıkarmaya ilişkin hükümler 
uygulanmaz. 
   İşveren toplu işçi çıkarılmasına ilişkin hükümleri 18, 19, 20 ve 21 inci madde 
hükümlerinin uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamaz; aksi halde işçi bu maddelere 
göre dava açabilir.
   Özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu

   Madde 30 - İşverenler elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde her yılın Ocak 
ayı başından itibaren  yürürlüğe girecek şekilde  Bakanlar Kurulunca belirlenecek oranlarda 
özürlü ve eski hükümlü ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun ek 1 inci maddesinin (B) 
fıkrası uyarınca istihdamı zorunlu olan terör mağduru işçiyi meslek, beden ve ruhi 
durumlarına uygun işlerde  çalıştırmakla yükümlüdürler. Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin 
toplam oranı yüzde altıdır. Ancak özürlüler için belirlenecek oran, toplam oranın yarısından 
az olamaz. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda 
çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.
   	Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirsiz süreli iş sözleşmesine ve belirli 
süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre 
çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak  tam süreli çalışmaya dönüştürülür.
   Oranların hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla 
olanlar tama dönüştürülür. 
   	İşyerinin işçisi iken sakatlanan, eski hükümlü ya da terör mağduru  olanlara öncelik 
tanınır.
   İşverenler çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı ile 
sağlarlar.
   	Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların 
işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel çalışma ile mesleğe yöneltilmeleri, 
mesleki yönden işverence nasıl işe alınacakları, Adalet Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal 
Güvenlik Bakanlığınca birlikte çıkarılacak  yönetmelikle düzenlenir.	
   	Yer altı ve su altı işlerinde özürlü işçi çalıştırılamaz ve yukarıdaki hükümler uyarınca 
işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.
   Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan 
işçiler 	eski işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları eski işleri 
veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih 
ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş 
sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye 
altı aylık ücret tutarında tazminat öder.
   	Eski hükümlü çalıştırılmasında kanunlardaki kamu güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin 
özel hükümler saklıdır.
   Bakanlar Kurulunca belirlenecek oranların üstünde özürlü ve eski hükümlü ve terör 
mağduru çalıştıran işverenlerin kontenjan fazlası işçiler için özürlü ve eski hükümlü 
çalıştırmakla yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran veya çalışma gücünü yüzde 
seksenden fazla kaybetmiş özürlüyü çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir 
özürlü için 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre ödemeleri gereken işveren sigorta 
prim hisselerinin yüzde ellisini kendisi, yüzde ellisini Hazine öder.
   Bu maddeye aykırılık hallerinde 101 inci madde  uyarınca tahsil edilecek para cezaları 
Türkiye İş Kurumu bütçesinin Maliye Bakanlığınca açılacak özel tertibine gelir kaydedilir. Bu 
hesapta toplanan paralar özürlü ve eski hükümlülerin mesleki eğitim ve mesleki 
rehabilitasyonu, kendi işini kurma ve bu gibi projelerde kullanılmak üzere Türkiye İş 
Kurumuna aktarılır. Toplanan paraların nerelere ve ne kadar verileceği Türkiye İş Kurumu 
Genel Müdürlüğünün koordinatörlüğünde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma 
Genel Müdürlüğü, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, 
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu 
ve en çok işçi ve işvereni temsil eden üst kuruluşların birer temsilcilerinden oluşan komisyon 
tarafından karara bağlanır. Komisyonun çalışma usul ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik 
Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
   Askerlik ve kanundan doğan çalışma