Endeksler

	TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
				İLİŞKİN KANUN
 
      Kanun Numarası	: 4771        
      Kabul Tarihi 	: 3.8.2002       
      Yayımlandığı R. Gazete: Tarih : 09/08/2002 Sayı : 24841
 

Madde 1 - A) Savaş ve çok yakın savaş tehdidi hâllerinde işlenmiş suçlar için 
öngörülen idam cezaları hariç olmak üzere, 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk 
Ceza Kanunu, 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair 
Kanun ile 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda yer alan idam 
cezaları müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülmüştür.
Şu kadar ki,
a) Türk Ceza Kanununun 47, 50, 51, 55, 58, 59, 61, 62, 64, 65, 66, 102, 112, 
451, 452, 462 ve 463 üncü Maddeleri ile 7.11.1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk 
Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 12 nci 
Maddesinin idam cezasına ilişkin hükümleri,
b) Türk Ceza Kanununun 17 nci Maddesi ile 13.7.1965 tarihli ve 647 sayılı 
Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19 ve Ek 2 nci Maddelerinin Türkiye Büyük 
Millet Meclisi tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine karar 
verilenlere ilişkin hükümleri,
Saklıdır.
B) Bu Kanun hükümlerine göre idam cezaları müebbet ağır hapis cezasına 
dönüştürülenler hakkında Türk Ceza Kanununun 70, 73 ve 82 nci Maddelerinde 
öngörülen süreler iki kat, terör suçluları hakkında üç kat olarak uygulanır.
Bu Kanun hükümlerine göre idam cezaları müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen 
terör suçluları hakkında Cezaların İnfazı Hakkında Kanun ile 12.4.1991 tarihli 
ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun şartla salıverilmeye ilişkin hükümleri 
uygulanmaz. Bunlar hakkında müebbet ağır hapis cezası ölünceye kadar devam eder.


Madde 2 - A) Türk Ceza Kanununun 159 uncu Maddesine aşağıdaki fıkra 
eklenmiştir.
Birinci fıkrada sayılan organları veya kurumları tahkir ve tezyif kastı 
bulunmaksızın, sadece eleştirmek maksadıyla yapılan yazılı, sözlü veya görüntülü 
düşünce açıklamaları cezayı gerektirmez.
B) Türk Ceza Kanununun 201 inci Maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 201/a 
ve 201/b Maddeleri eklenmiştir.

Madde 201/a - Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddî menfaat elde etmek 
maksadıyla, yabancı bir devlet tâbiiyetinde bulunan veya vatansız olan veya 
Türkiye’de sürekli olarak oturmasına yetkili mercilerce izin verilmemiş bulunan 
kimselerin Türkiye’ye yasal olmayan yollardan girmelerini veya ülkede 
kalmalarını, bu kişilerin veya Türk vatandaşlarının yasal olmayan yollardan ülke 
dışına çıkmalarını sağlamaya göçmen kaçakçılığı denilir.
Göçmen kaçakçılığı suçunun faillerine veya böyle bir suça iştirak etmeksizin, 
daha önce ülkeye sokulmuş veya girmiş kaçak göçmenleri, maddî menfaat elde etmek 
maksadıyla, yasal olmayan yollarla ülkeden çıkaranlara, yasal koşullara 
uymaksızın ülkede kalmalarını olanaklı kılanlara, bu maksatla sahte kimlik veya 
seyahat belgelerini hazırlayanlara veya temin edenlere ya da bu suçlara teşebbüs 
edenlere, fiilleri başka bir suç oluştursa bile ayrıca iki yıldan beş yıla kadar 
ağır hapis ve bir milyar liradan az olmamak üzere ağır para cezası verilir; 
suçun işlenmesinde kullanılan taşıtlar ve bu fiil nedeniyle elde edilen maddî 
menfaatler müsadere edilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı olan suçlar, kaçak göçmenlerin yaşamlarını veya 
vücut bütünlüklerini tehlikeye soktuğu veya insanlık dışı veya onur kırıcı 
muamele biçimlerine tâbi kılınmalarına neden olduğu hâllerde faillere verilecek 
cezalar, yarısı oranında; ölüm meydana gelmiş ise bir kat artırılarak 
hükmolunur.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçlar örgütlü olarak işlendiğinde faillere 
verilecek cezalar bir kat artırılarak hükmolunur.

Madde 201/b - Zorla çalıştırmak veya hizmet ettirmek, esarete veya benzeri 
uygulamalara tâbi kılmak, vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla, 
tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak 
veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden 
yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri tedarik eden, kaçıran, bir 
yerden başka bir yere götüren veya sevk eden, barındıran kimseye beş yıldan on 
yıla kadar ağır hapis ve bir milyar liradan az olmamak üzere ağır para cezası 
verilir.
Birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan eylemler var 
olduğu takdirde, mağdurun rızası yok sayılır.
Onsekiz yaşını doldurmamış çocukların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla 
tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya 
sevk edilmeleri veya barındırılmaları hâllerinde suça ait araç fiillerden 
hiçbirisine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar 
verilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçlar örgütlü olarak işlendiği takdirde faillere 
verilecek cezalar bir kat artırılarak hükmolunur.


Madde 3 - A) 6.10.1983 tarihli ve 2908 sayılı Dernekler Kanununun yürürlükten 
kaldırılmış olan 11 inci Maddesi, kenar başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde 
yeniden düzenlenmiştir. 
Türkiye'de kurulan derneklerin yurt dışındaki faaliyetleri 

Madde 11 - Uluslararası alanda işbirliği yapılmasında yarar görülen hâllerde; 
uluslararası faaliyette bulunma amacını güden derneklerin kurulması, bu 
derneklerin yurt dışında şube açması, yurt dışındaki benzer amaçlı dernek veya 
kuruluşlara üye olması veya bunlarla işbirliği yapması veya yurt dışında 
faaliyette bulunması, Dışişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle, İçişleri 
Bakanlığının  önerisi üzerine Bakanlar Kurulunun  iznine bağlıdır.   
Yurt dışındaki bir dernek ve kuruluşa üye olmak ya da bunlarla işbirliğinde 
bulunmak isteyen dernek veya üst kuruluş, bu dernek veya kuruluşun statüsünün 
Türkçeye çevrilmiş noterden onaylı iki örneğini İçişleri Bakanlığına vermekle 
yükümlüdür.
Türkiye'deki derneklerin üye olduğu veya işbirliği yaptığı yabancı dernek veya 
kuruluşların kanunlarımıza ve millî menfaatlerimize aykırı faaliyetlerde 
bulunması hâlinde, Türkiye'de kurulmuş derneğin, bu yabancı dernek veya 
kuruluşlarla olan ilişkilerine Dışişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle, 
İçişleri Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla son verilir.
B) Dernekler Kanununun yürürlükten kaldırılmış olan 12 nci Maddesi, kenar 
başlığı ile birlikte  aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
Yurt dışında kurulan derneklerin Türkiye’deki faaliyetleri 

Madde 12 - Yurt dışında kurulan derneklerin, uluslararası alanda işbirliği 
yapılmasında yarar görülen hâllerde ve karşılıklı olmak koşuluyla, kültürel, 
ekonomik, teknik, sportif ve bilimsel konularda bilgi veya teknolojilerinden 
yararlanılmak üzere; Türkiye’de şube açmalarına, Türkiye’de kurulmuş bulunan 
derneklere üye olmalarına veya bunlarla işbirliği yapmalarına, Türkiye’de 
faaliyette bulunmalarına, Dışişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle, 
İçişleri Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca  izin verilebilir.
Yukarıdaki fıkrada sözü edilen derneklerin, kanunlarımıza veya millî 
menfaatlerimize aykırı faaliyetlerde bulunması hâlinde, verilen iznin geri 
alınmasına Dışişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle, İçişleri 
Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilir.
C) Dernekler Kanununun 15 inci Maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki 
şekilde değiştirilmiştir.
İçişleri Bakanlığınca Dernekler Daire Başkanlığında ve illerde valilikler 
bünyesinde derneklerin kaydolunacağı Dernekler Kütüğü tesis olunur.
Dernekler Daire Başkanlığındaki Dernekler Kütüğüne bütün konfederasyon, 
federasyon ve dernekler ile şubeleri ve merkezleri yurt dışında bulunan 
derneklerin Türkiye’de açılmış şubeleri kaydolunur.
D) Dernekler Kanununun 40 ıncı Maddesinin kenar başlığı ve birinci fıkrası 
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Millî Savunma ve kolluk hizmetlerine hazırlayıcı faaliyette bulunma yasağı
Dernekler, askerliğe, millî savunma ve kolluk hizmetlerine hazırlayıcı öğretim 
ve eğitim faaliyetlerinde bulunamazlar. Bu amaçları gerçekleştirmek üzere kamp 
veya talim yerleri açamazlar.
E) Dernekler Kanununun 45 inci Maddesi, kenar başlığı  ile birlikte aşağıdaki 
şekilde değiştirilmiştir.  
Beyanname verme yükümlülüğü ve denetim

Madde 45 - Dernekler, faaliyetleri ile gelir ve gider işlemlerinin sonuçları 
konusunda, İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen şekle uygun 
olarak düzenleyecekleri beyannameyi yıl sonu itibarıyla mahallin en büyük mülkî 
amirine verirler.
Gerek görülen hâllerde derneklerin yönetim yerleri, müesseseleri ve her çeşit 
eklentileri, defterleri, hesap ve işlemleri, İçişleri Bakanlığı veya 
bulundukları yerin en büyük mülkî amiri tarafından her zaman denetlenebilir. 
İçişleri Bakanlığı, bu denetlemeyi Dernekler Daire Başkanlığı Personeli veya 
Bakanlık Teftiş Kurulu aracılığıyla; en büyük mülkî amirler, bizzat veya 
görevlendirecekleri memur veya memurlar aracılığıyla yaptırırlar.
Dernekler, amaç ve faaliyetleriyle ilgili olan bakanlıklarca da denetlenebilir. 
Denetleme sonuçları, bilgi için İçişleri Bakanlığına bildirilir.
Denetleme sırasında görevli memurlar tarafından istenecek her türlü bilgi, belge 
ve kayıtların, dernek yetkilileri tarafından gösterilmesi veya verilmesi, 
yönetim yerleri, müesseseler ve eklentilerine girme isteğinin yerine getirilmesi 
zorunludur.
Denetim sırasında, suç teşkil eden fiillerin tespit edilmesi hâlinde, ilgili 
mülkî amirlik durumu derhal Cumhuriyet savcılığına bildirir.
F) Dernekler Kanununun 46 ncı Maddesi, kenar başlığı ile birlikte aşağıdaki 
şekilde değiştirilmiştir.
Dernekler Daire Başkanlığı

Madde 46 - Dernekler ile ilgili hizmetleri yürütmek, tüzüklerinde gösterilen 
amaç ve bu amacın gerçekleştirilmesi için sürdürüleceği belirtilen çalışma 
konuları doğrultusunda faaliyet gösterip göstermediklerini, defterlerini ve 
hesaplarını mevzuata ve tüzüklerine uygun olarak yürütüp yürütmediklerini 
denetlemek üzere İçişleri Bakanlığı bünyesinde Dernekler Daire Başkanlığı 
kurulur. Bu birimin kuruluş, çalışma şekli ve denetleme esas ve usulleri, 
İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
G) Dernekler Kanununun 62 nci Maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 62 - Dernekler tarafından tutulacak defterler ile ilgili usul ve esaslar 
İçişleri ve Maliye Bakanlıklarınca birlikte çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. 
Bu defterlerin noterden onaylı olması zorunludur.
H) Dernekler Kanununun 73 üncü Maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 73 - İçişleri Bakanlığınca, derneklere ilişkin iş ve işlemleri yürütmek, 
hizmetleri görmek üzere illerde valilikler, ilçelerde de kaymakamlıklar 
bünyesinde derneklerle ilgili bir birim oluşturulur. 
Bu birimin illerdeki teşkilâtlanması, kuruluş, görev ve yetkileri ile 15 inci 
Maddeye göre oluşturulacak Dernekler Kütüğünün şekli, düzenleme ve kayıt 
esasları, İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.   


Madde 4 - A) 5.6.1935 tarihli ve 2762 sayılı Vakıflar Kanununun 1 inci 
Maddesinin sonuna aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
Cemaat vakıfları, vakfiyeleri olup olmadığına bakılmaksızın, Bakanlar Kurulunun 
izniyle dinî, hayrî, sosyal, eğitsel, sıhhî ve kültürel alanlardaki 
ihtiyaçlarını karşılamak üzere taşınmaz mal edinebilirler ve taşınmaz malları 
üzerinde tasarrufta bulunabilirler.
Bu vakıfların dinî, hayrî, sosyal, eğitsel, sıhhî ve kültürel alanlardaki 
ihtiyaçlarını karşılamak üzere, her ne suretle olursa olsun, tasarrufları 
altında bulunduğu, vergi kayıtları, kira sözleşmeleri ve diğer belgelerle 
belirlenen taşınmaz mallar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı 
ay içinde başvurulması hâlinde vakıf adına tescil olunur. Cemaat vakıfları adına 
bağışlanan veya vasiyet olunan taşınmaz mallar da bu Madde hükümlerine tâbidir.
B) 8.6.1984 tarihli ve 227 sayılı Vakıflar Genel Müdürlüğünün Teşkilât ve 
Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki Ek Madde eklenmiştir.

EK Madde 3 - Türkiye’de kurulan vakıflar, amaçları doğrultusunda uluslararası 
alanda işbirliği yapılmasında yarar görülen hâllerde, İçişleri ve Dışişleri 
bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle, Vakıflar Genel Müdürlüğünün bağlı 
bulunduğu Bakanlığın önerisi üzerine Bakanlar Kurulunun izniyle yurt dışında 
kurulmuş vakıf veya kuruluşlara üye olabilirler.
Türkiye’de kurulan vakıfların vakıf senedinde belirtilen amaçları 
gerçekleştirmek üzere uluslararası faaliyette bulunması ve yurt dışında şube 
açması ile yurt dışındaki benzer amaçlı vakıf veya kuruluşlarla işbirliği 
yapması, İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle, 
Vakıflar Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlığın önerisi üzerine Bakanlar 
Kurulunun iznine bağlıdır.
Yabancı ülkelerde kurulmuş vakıflar, uluslararası alanda işbirliği yapılmasında 
yarar görülen hâllerde, karşılıklı olmak koşuluyla, İçişleri ve Dışişleri 
bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle, Vakıflar Genel Müdürlüğünün bağlı 
bulunduğu Bakanlığın önerisi üzerine Bakanlar Kurulunun izniyle Türkiye’de 
faaliyette bulunabilirler, şube açabilirler, üst kuruluşlar kurabilirler, 
kurulmuş üst kuruluşlara katılabilirler veya kurulmuş vakıflarla işbirliği 
yapabilirler.
Bu vakıflar, Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıflar hakkında 
uygulanan mevzuata tâbidir.


Madde 5 - A) 6.10.1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri 
Kanununun 3 üncü Maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Yabancıların bu Kanun hükümlerine göre toplantı ve gösteri yürüyüşü 
düzenlemeleri, İçişleri Bakanlığının iznine bağlıdır. Yabancıların bu Kanuna 
göre düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde topluluğa hitap etmeleri, 
afiş, pankart, resim, flama, levha, araç ve gereçler taşımaları, toplantının 
yapılacağı mahallin en büyük mülkî idare amirliğine toplantıdan en az kırksekiz 
saat önce yapılacak bildirimle mümkündür.
B) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 10 uncu Maddesinin birinci fıkrası 
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Toplantı yapılabilmesi için, düzenleme kurulu üyelerinin tamamının 
imzalayacakları bir bildirim, toplantının yapılmasından en az kırksekiz saat 
önce ve çalışma saatleri içinde, toplantının yapılacağı yerin bağlı bulunduğu 
valilik veya kaymakamlığa verilir.


Madde 6 - A) 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri 
Kanununun 445 inci Maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 445/A Maddesi 
eklenmiştir.

Madde 445/A - Kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olan bir kararın, Avrupa 
İnsan Hakları Mahkemesince, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair 
Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiği saptandığında, 
ihlâlin niteliği ve ağırlığı bakımından Sözleşmenin 41 inci Maddesine göre 
hükmedilmiş olan tazminatla giderilemeyecek sonuçlar doğurduğu anlaşılırsa; 
Adalet Bakanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 
başvuruda bulunan veya yasal temsilcisi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 
kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde Yargıtay Birinci 
Başkanlığından muhakemenin iadesi isteminde bulunabilirler.
Bu istem, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca incelenir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince saptanan ihlâlin sonuçları tazminatla 
giderilmiş veya istem süresi içinde yapılmamış ise reddine; aksi hâlde, dosyanın 
davaya bakması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmaksızın 
kesin olarak karar verir.
B) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 448 inci Maddesine son fıkra olarak 
aşağıdaki hüküm eklenmiştir.
445/A Maddesi hükümleri saklıdır.


Madde 7 - A) 4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 
327 nci Maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 327/a Maddesi eklenmiştir.

Madde 327/a - Kesinleşmiş bir ceza hükmünün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince, 
İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki 
protokollerin ihlâli suretiyle verildiği saptandığında ihlâlin niteliği ve 
ağırlığı bakımından Sözleşmenin 41 inci Maddesine göre hükmedilmiş olan 
tazminatla giderilemeyecek sonuçlar doğurduğu anlaşılırsa; Adalet Bakanı, 
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuruda 
bulunan veya yasal temsilcisi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının 
kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde Yargıtay Birinci Başkanlığından 
muhakemenin iadesi isteminde bulunabilirler.
Bu istem, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince saptanan ihlâlin sonuçları tazminatla 
giderilmiş veya istem süresi içinde yapılmamış ise reddine; aksi hâlde, dosyanın 
davaya bakması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmaksızın 
kesin olarak karar verir.
B) Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 335 inci Maddesine son fıkra olarak 
aşağıdaki hüküm eklenmiştir.
327/a Maddesi hükümleri saklıdır.


Madde 8 - A) 13.4.1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş 
ve Yayınları Hakkında Kanunun 4 üncü Maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki 
hükümler eklenmiştir. 
Ayrıca, Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları 
farklı dil ve lehçelerde de yayın yapılabilir. Bu yayınlar, Cumhuriyetin 
Anayasada belirtilen temel niteliklerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez 
bütünlüğüne aykırı olamaz. Bu yayınların yapılmasına ve denetimine ilişkin usul 
ve esaslar, Üst Kurulca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
B) Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun 4 üncü 
Maddesinin ikinci fıkrasının (f) ve (v) bentleri aşağıdaki şekilde 
değiştirilmiştir.
f) Özel hayatın gizliliğine saygılı olunması.
v) Yayınların şiddet kullanımını özendirici veya ırkçı nefret duygularını 
kışkırtıcı nitelikte olmaması.
C) Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun 26 ncı 
Maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 
Bu Kanuna aykırı olmamak kaydıyla, yayınların yeniden iletimi serbesttir. 
Yeniden iletime ilişkin  usul ve esaslar, Üst Kurulca çıkarılacak yönetmelikle 
düzenlenir.


Madde 9 - A) 15.7.1950 tarihli ve 5680 sayılı Basın Kanununun 5 inci Maddesinin 
üçüncü fıkrasının (6) numaralı bendinde geçen “bu Kanunun ek birinci Maddesinin 
ikinci fıkrasında yer alan suçlar” ibaresi, “bu Kanunun ek 1 inci Maddesinin 
birinci fıkrasında yer alan suçlar” şeklinde değiştirilmiştir.
B) Basın Kanununun 21 inci Maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 21 - 9 uncu Maddenin birinci fıkrası ile 11 inci Madde hükümlerine aykırı 
hareket edenler, onmilyar liradan otuzmilyar liraya kadar ağır para cezasına 
mahkûm edilirler.
9 uncu Maddenin son fıkrasına göre yayımı durdurulan mevkutenin yayınına 
beyanname vermeden devam edenler, yirmimilyar liradan altmışmilyar liraya kadar 
ağır para cezası ile cezalandırılırlar.
C) Basın Kanununun 22 nci Maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 22 - Hakikate aykırı beyanname veren kimse, fiil başka bir suç oluştursa 
bile yirmimilyar liradan yüzmilyar liraya kadar ağır para cezasına mahkûm 
edilir.
D) Basın Kanununun 24 üncü Maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 24 - 12 nci Maddenin birinci fıkrası hükmünü yerine getirmeyenler 
hakkında otuzmilyar liradan yüzmilyar liraya kadar ağır para cezasına 
hükmolunur.
E) Basın Kanununun 25 inci Maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.     

Madde 25 - 13 üncü Maddede yazılı şart ve vasıfları haiz olmayan kimseleri 
çalıştıranlar, onbeşmilyar liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasıyla 
cezalandırılırlar.
F) Basın Kanununun 30 uncu Maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde 
değiştirilmiştir.
Yukarıdaki fıkralar hükümlerine aykırı hareket edenler, yirmimilyar liradan 
yüzmilyar liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar.
G) Basın Kanununun 33 üncü Maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde 
değiştirilmiştir.
Bu yasağa aykırı hareket edenler, onmilyar liradan otuzmilyar liraya kadar ağır 
para cezası ile cezalandırılırlar.
H) Basın Kanununun 34 üncü Maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde 
değiştirilmiştir.
Bu defter tutulmadığı veya deftere noksan ve yanlış malûmat geçirildiği veyahut 
savcılıkça talep vukuunda defter ve ihtiva etmesi gereken hususlar gizlendiği 
takdirde mevkutenin sahibi veya onun mümessili, birmilyar liradan onmilyar 
liraya kadar ağır para cezasına mahkûm edilir.


Madde 10 -  A)  4.7.1934 tarihli ve  2559  sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet 
Kanununun 8 inci Maddesinin (D) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
D) Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine, genel 
güvenliğe ve genel ahlâka zararı dokunacak oyun oynatılan, temsil verilen, film 
veya video bant gösterilen yerler ile internet üzerinden yapılan yayınlara izin 
verilen yerler,
B) Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununun 9 uncu Maddesi aşağıdaki şekilde 
değiştirilmiştir.

Madde 9 - Polis, millî güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel 
ahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin 
önlenmesi, taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı 
Madde veya eşyanın tespiti amacıyla usulüne göre verilmiş hâkim kararı veya bu 
sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mahallin en büyük 
mülkî amirinin vereceği yazılı emirle;
A) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren toplantı 
ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde,
B) Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları 
veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde,
C) Halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde,
D) Öğretim ve eğitim özgürlüğünün sağlanması için her derecede öğretim ve eğitim 
kurumlarının ve 20 nci Maddenin ikinci fıkrasının (A) bendindeki koşula uygun 
olarak girilecek üniversite, bağımsız fakülte veya bağlı kurumların içinde, 
bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkış yerlerinde,
E) Umumî veya umuma açık yerlerde veya öğrenci yurtlarında veya eklentilerinde,
F) Yerleşim yerlerinin giriş ve çıkışlarında,
G) Her türlü toplu taşıma veya seyreden taşıt araçlarında,    
Suçun önlenmesi amacıyla kişilerin üstlerini, araçlarını, özel kâğıtlarını ve 
eşyasını arar; suç unsurlarına el koyar ve evrakı ile birlikte Cumhuriyet 
savcılığına tevdî eder.
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlara göre suç iz, eser, emare veya 
delillerinin tespiti veya faillerinin yakalanması amacıyla polis tarafından 
yapılacak aramalar için de usulüne göre verilmiş hâkim kararı veya bu sebeplere 
bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, diğer kanunlarda yetkili 
kılınmış merciin yazılı emri bulunmalıdır.
5680 sayılı Basın Kanunu kapsamına giren basılı eserlerin arama ve zaptı, genel 
hükümlere tâbidir.
C) Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununun 11 inci Maddesinin (C) bendi aşağıdaki 
şekilde değiştirilmiştir.
C) Genel ahlâk ve edebe aykırı mahiyette her türlü sesli ve görüntülü eserleri, 
kaydedildiği materyale bakılmaksızın üreten ve satanları,
D) Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununun 12 nci Maddesi aşağıdaki şekilde 
değiştirilmiştir.

Madde 12 - Kanunî istisnalar saklı kalmak üzere, eğlence, oyun, içki ve benzeri 
amaçlı umuma açık ve açılması izne bağlı yerlerde onsekiz yaşından küçükler 
çalıştırılamaz.
Polis bar, pavyon, gazino, meyhane gibi içkili yerler ile kıraathane ve oyun 
oynatılan benzeri yerlere yanlarında veli ve vasileri olsa bile onsekiz yaşını 
doldurmamış küçüklerin girmesini meneder.
Bu  Madde  hükümlerine  aykırı  hareket  edenler  hakkında 17 nci,  işyerleri 
hakkında da 8 inci Madde hükümlerine göre işlem yapılır.
E) Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununun 13 üncü Maddesi aşağıdaki şekilde 
değiştirilmiştir.

Madde 13 - Polis,
A) Suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan diğer hâllerde suç 
işlendiğine veya suça teşebbüs edildiğine dair haklarında kuvvetli iz, eser, 
emare veya delil bulunan şüphelileri,
B) Haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama veya tutuklama kararı 
bulunanları,
C) Halkın rahatını bozacak veya rezalet çıkaracak derecede sarhoş olanları veya 
sarhoşluk hâlinde başkalarına saldıranları, yapılan uyarılara rağmen bu 
hareketlerine devam edenler ile başkalarına saldırmaya yeltenenleri ve kavga 
edenleri,
D) Usulüne aykırı şekilde ülkeye giren ya da haklarında sınır dışı etme veya 
geri verme kararı alınanları,
E) Polisin kanunlara uygun olarak aldığı tedbirlere karşı gelenleri, direnenleri 
ve görev yapmasını engelleyenleri,     
F) Bir kurumda tedavi, eğitim ve ıslahı için kanunlarla ve bu Kanunun 
uygulanmasını gösteren tüzükte belirtilen esaslara uygun olarak alınan 
tedbirlerin yerine getirilmesi amacıyla, toplum için tehlike teşkil eden akıl 
hastası, uyuşturucu Madde veya alkol bağımlısı serseri veya hastalık 
bulaştırabilecek kişileri,
G) Haklarında gözetim altında ıslahına veya yetkili merci önüne çıkarılmasına 
karar verilen küçükleri,
Yakalar ve gerekli kanunî işlemleri yapar.
Yakalanması belirli bir usule bağlanmış kişilerle ilgili kanun hükümleri 
saklıdır.
Yakalanan kişilerin kaçması veya saldırıda bulunmasının önlenmesi bakımından 
kişinin sağlığına zarar vermeyecek şekilde her türlü tedbir alınabilir.
Yakalanan kişilere, yakalama sebebi herhalde yazılı ve bunun mümkün olmaması 
hâlinde sözlü olarak derhal; toplu suçlarda ise en geç bu kişiler hâkim huzuruna 
çıkarılıncaya kadar bildirilir.
Kişinin yakalandığı, istediği kanunî yakınlarına derhal bildirilir.
Yakalananlardan,
A) Uyuşturucu Madde kullanmış olanlar ile sarhoş olanların,
B) Zor kullanılarak yakalananların,
C) Haklarında suç soruşturması yapılacak olan şüpheli ve sanıkların,
Yakalanma anındaki sağlık durumları tabip raporuyla tespit edilir.
Yakalanan kişilerden suç işlediği şüphesi altında olanlar adlî mercilere sevk 
edilir. Haklarında ıslah veya tedavi tedbiri alınması gerekenler, ilgili kurum 
yetkilileri tarafından teslim alınır. Yakalama sebebi ortadan kalkanlar derhal 
serbest bırakılır.
F) Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununun ek 1 inci Maddesi aşağıdaki şekilde 
değiştirilmiştir.

Ek Madde 1 - Umumî veya umuma açık yerler ile umuma açık yer niteliğindeki 
ulaşım araçlarında, gerçek kişi veya topluluklar, mahallin en büyük mülkî 
amirine, en az kırk sekiz saat önceden yazılı bildirimde bulunmak suretiyle, 
oyun ve temsil verebilir veya çeşitli şekillerde gösteri düzenleyebilir.
Bunlardan, Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Anayasal düzene 
veya genel ahlâka aykırı olduğu tespit edilenler hakkında mahallin en büyük 
mülkî amiri tarafından derhal Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulur.
Birinci fıkra uyarınca yapılacak bildirimde oyun veya temsile katılan yönetici 
ve diğer kişilerin kimlik, ikametgâh ve tâbiiyetleri belirtilir.


Madde 11 - A) 14.10.1983 tarihli ve 2923 sayılı Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi 
Kanununun adı “Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi ile Türk Vatandaşlarının Farklı 
Dil ve Lehçelerinin Öğrenilmesi Hakkında Kanun” şeklinde değiştirilmiştir.    
B) Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi Kanununun 1 inci Maddesi aşağıdaki şekilde 
değiştirilmiştir.

Madde 1 - Bu Kanunun amacı, eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı 
diller, yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okullar ile Türk vatandaşlarının 
günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerin 
öğreniminin tâbi olacağı esasları düzenlemektir.
C) Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi Kanununun 2 nci Maddesinin birinci fıkrasının 
(a) bendine aşağıdaki hükümler eklenmiştir.
Ancak, Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları 
farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesi için 8.6.1965 tarihli ve 625 sayılı Özel 
Öğretim Kurumları Kanunu hükümlerine tâbi olmak üzere özel kurslar açılabilir. 
Bu kurslar, Cumhuriyetin Anayasada belirtilen temel niteliklerine, Devletin 
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı olamaz. Bu kursların açılmasına 
ve denetimine ilişkin esas ve usuller, Millî Eğitim Bakanlığınca çıkarılacak 
yönetmelikle düzenlenir.


Madde 12 - Aşağıdaki kanun hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.
A) Dernekler Kanununun 39, 47 ve 56 ncı Maddeleri,
B) Basın Kanununun 31 ve ek 3 üncü Maddeleri,
C) Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununun 11 inci Maddesinin son fıkrası,
D) 6.6.1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun Geçici 1 inci 
Maddesi.

GEÇİCİ Madde 1 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 1 inci Maddenin (A) 
fıkrası kapsamına giren suçlardan dolayı haklarında idam cezası verilen 
hükümlülerin dosyalarından;
a) Henüz Yargıtaya gönderilmemiş veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında 
bulunanlar ile daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilmiş olanlar 
hükmü veren mahkemece,
b) Yargıtayda bulunanlar ilgili ceza dairesince, 
Acele işlerden sayılmak ve Türk Ceza Kanununun 2 nci Maddesi dikkate alınmak 
suretiyle karara bağlanır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında veya Türkiye Büyük Millet Meclisinde bulunan 
dosyalar, gelişlerindeki usule uygun olarak Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 
bir ay içinde hükmü veren mahkemeye geri gönderilir.
Askerî mahkemeler, Askerî Yargıtay Başsavcılığı ve Askerî Yargıtayda bulunan 
dosyalar hakkında da bu Madde hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.

GEÇİCİ Madde 2 - Bu Kanunun 6 ve 7 nci Maddeleri, bu Maddelerin yürürlüğe 
girdiği tarihten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular 
üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır.

GEÇİCİ Madde 3 - Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler, Kanunun yürürlük 
tarihinden itibaren bir yıl içinde yürürlüğe konulur.   

Yürürlük

Madde 13 - Bu Kanunun 6 ve 7 nci Maddeleri, bu Kanunun yayımı tarihinden bir 
yıl sonra, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 14 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.