Endeksler

	TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU 
 
      Kanun Numarası	: 4686         
      Kabul Tarihi	: 21.6.2001
      Yayımlandığı R. Gazete: Tarih : 05/07/2001  Sayı : 24453      

 
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
 
Amaç ve kapsam

Madde 1 - Bu Kanunun amacı, milletlerarası tahkime ilişkin usul ve esasları 
düzenlemektir.
Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak 
belirlendiği veya bu Kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem 
kurulunca seçildiği uyuşmazlıklar hakkında uygulanır.
Bu Kanunun 5 ve 6 ncı Madde hükümleri, tahkim yerinin Türkiye dışında 
belirlendiği durumlarda da uygulanır.
Bu Kanun, Türkiye’de bulunan taşınmaz mallar üzerindeki aynî haklara ilişkin 
uyuşmazlıklar ile iki tarafın iradelerine tâbi olmayan uyuşmazlıklarda 
uygulanmaz.
21.1.2000 tarihli ve 4501 sayılı Kamu Hizmetleri ile İlgili İmtiyaz Şartlaşma ve 
Sözleşmelerinden Doğan Uyuşmazlıklarda Tahkim Yoluna Başvurulması Halinde 
Uyulması Gereken İlkelere Dair Kanun uyarınca yabancılık unsurunun bulunduğu 
kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan 
uyuşmazlıkların milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi de bu Kanuna tâbidir.
Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası antlaşma hükümleri saklıdır.
Yabancılık unsuru


Madde 2 - Aşağıdaki hâllerden herhangi birinin varlığı, uyuşmazlığın yabancılık 
unsuru taşıdığını gösterir ve bu durumda tahkim, milletlerarası nitelik kazanır. 

1. Tahkim anlaşmasının taraflarının yerleşim yeri veya olağan oturma yerinin ya 
da işyerlerinin ayrı devletlerde bulunması.
2. Tarafların yerleşim yeri veya olağan oturma yerinin  ya da işyerlerinin;
a) Tahkim anlaşmasında belirtilen veya bu anlaşmaya dayanarak tespit edilen 
hâllerde tahkim yerinden,
b) Asıl sözleşmeden doğan yükümlülüklerin önemli bir bölümünün ifa edileceği 
yerden veya uyuşmazlık konusunun en çok bağlantılı olduğu yerden,
Başka bir devlette bulunması.
3. Tahkim anlaşmasının dayanağını oluşturan asıl sözleşmeye taraf olan şirket 
ortaklarından en az birinin yabancı sermayeyi teşvik mevzuatına göre yabancı 
sermaye getirmiş olması veya bu sözleşmenin uygulanabilmesi için yurt dışından 
sermaye sağlanması amacıyla kredi ve/veya güvence sözleşmeleri yapılmasının 
gerekli olması.
4. Tahkim anlaşmasının dayanağını oluşturan asıl sözleşme veya hukukî ilişkinin, 
bir ülkeden diğerine  sermaye veya mal geçişini gerçekleştirmesi.
21.1.2000 tarihli ve 4501 sayılı Kanun hükümleri saklıdır.
Tahkimde görevli ve yetkili mahkeme, müdahalenin sınırı


Madde 3 - Bu Kanunda mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde, davalının 
yerleşim yeri veya olağan oturma yeri ya da işyerinin bulunduğu yer asliye hukuk 
mahkemesi; davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri 
yoksa İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir.
Milletlerarası tahkimden kaynaklanan sorunlar için mahkemeler, sadece bu Kanunun 
hükümlerine göre müdahalede bulunabilirler.
 
İKİNCİ BÖLÜM
Tahkim Anlaşması
Tanımı ve şekli


Madde 4 - Tahkim anlaşması, tarafların, sözleşmeden kaynaklansın veya 
kaynaklanmasın aralarında mevcut bir hukukî ilişkiden doğmuş veya doğabilecek 
uyuşmazlıkların tümünün veya bazılarının tahkim yoluyla çözülmesi konusunda 
yaptıkları anlaşmadır. Tahkim anlaşması, asıl sözleşmeye konan tahkim şartı veya 
ayrı bir sözleşme ile yapılabilir.
Tahkim anlaşması yazılı şekilde yapılır. Yazılı şekil şartının yerine getirilmiş 
sayılması için, tahkim anlaşmasının taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye 
veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir 
iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması ya da dava 
dilekçesinde yazılı bir tahkim anlaşmasının varlığının iddia edilmesine 
davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması gerekir. Asıl 
sözleşmenin bir parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir 
belgeye yollama yapılması hâlinde de geçerli bir tahkim anlaşması yapılmış 
sayılır.
Tahkim anlaşması, tarafların tahkim anlaşmasına uygulanmak üzere seçtiği hukuka 
veya böyle bir hukuk seçimi yoksa Türk hukukuna uygun olduğu takdirde 
geçerlidir.
Tahkim anlaşmasına karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı veya tahkim 
anlaşmasının henüz doğmamış olan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu itirazında 
bulunulamaz.
Mahkemede tahkim itirazı ve anlaşması


Madde 5 - Tahkim anlaşmasının konusunu oluşturan bir uyuşmazlıkta dava 
mahkemede açılmışsa; karşı taraf, tahkim itirazında bulunabilir. Tahkim 
itirazının ileri sürülmesi ve tahkim anlaşmasının geçerliliğine ilişkin 
uyuşmazlıkların çözülmesi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilk itirazlara 
ilişkin hükümlerine tâbidir. Tahkim itirazının kabulü halinde, mahkeme davayı 
usulden reddeder.
Yargılama sırasında tarafların tahkim yoluna başvurma konusunda anlaşmaları 
halinde, dava dosyası mahkemece ilgili hakem veya hakem kuruluna gönderilir.
İhtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz


Madde 6 - Taraflardan birinin, tahkim yargılamasından önce veya tahkim 
yargılaması sırasında mahkemeden ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz istemesi ve 
mahkemenin böyle bir tedbire veya hacze karar vermesi, tahkim anlaşmasına 
aykırılık teşkil etmez.
Aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulu, 
taraflardan birinin istemi üzerine, ihtiyatî tedbire veya ihtiyatî hacze karar 
verebilir. Hakem veya hakem kurulu, ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı 
vermeyi, uygun bir güvence verilmesine bağlı kılabilir. Hakem veya hakem kurulu, 
cebrî icra organları tarafından icrası ya da diğer resmî makamlar tarafından 
yerine getirilmesi gereken ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı 
veremeyeceği gibi, üçüncü kişileri bağlayan ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz 
kararı da veremez.
Taraflardan biri, hakem veya hakem kurulunun verdiği ihtiyatî tedbir veya 
ihtiyatî haciz kararını yerine getirmezse; karşı taraf, ihtiyatî tedbir veya 
ihtiyatî haciz kararı verilmesi istemiyle yetkili mahkemenin yardımını 
isteyebilir. Yetkili mahkeme gerekirse başka bir mahkemeyi istinabe edebilir.
Tarafların, Hukuk  Usulü Muhakemeleri Kanunu ile İcra ve İflas Kanununa göre 
istemde bulunma hakları saklıdır.
Tahkim yargılaması öncesi veya tahkim yargılaması sırasında taraflardan birinin 
istemi üzerine mahkemece verilen ihtiyatî tedbir ya da ihtiyatî haciz kararı, 
hakem veya hakem kurulu kararının icra edilebilir hale gelmesiyle ya da davanın 
hakem veya hakem kurulu tarafından reddedilmesi halinde kendiliğinden ortadan 
kalkar.
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Hakem veya Hakem Kurulunun Seçimi,
Reddi, Sorumluluğu,
Görevinin Sona Ermesi ve Yetkisi 
Hakem sayısı, seçimi, reddi, sorumluluğu, görevinin sona ermesi  ve yetkisi


Madde 7 - A) Taraflar, hakemlerin sayısını belirlemekte serbesttirler. Ancak bu 
sayı tek olmalıdır.
Hakemlerin sayısı taraflarca kararlaştırılmamışsa üç hakem seçilir.
B) Taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa hakem seçiminde aşağıdaki kurallar 
uygulanır:
1. Ancak gerçek kişiler hakem seçilebilir.
2. Tek hakem seçilecek ise ve taraflar hakem seçiminde anlaşamazlarsa hakem, 
taraflardan birinin istemi üzerine asliye hukuk mahkemesi tarafından seçilir.
3. Üç hakem seçilecek ise, taraflardan her biri bir hakem seçer; bu şekilde 
seçilen  iki  hakem  üçüncü  hakemi  belirler.  Taraflardan biri, diğer tarafın 
bu yoldaki isteminin kendisine ulaşmasından itibaren otuz gün içinde hakemini 
seçmezse veya tarafların seçtiği iki hakem seçilmelerinden sonraki otuz gün 
içinde üçüncü hakemi belirlemezlerse, taraflardan birinin istemi üzerine asliye 
hukuk mahkemesi tarafından hakem seçimi yapılır. Üçüncü hakem, başkan olarak 
görev yapar.
4. Üçten fazla hakem seçilecek ise, son hakemi seçecek olan hakemler yukarıdaki 
bentte belirtilen usule göre taraflarca eşit sayıda belirlenir.
Hakemlerin seçimi usulünü kararlaştırmış olmalarına rağmen;
1. Taraflardan biri anlaşmaya uymazsa,
2. Kararlaştırılmış olan usule göre tarafların veya taraflarca seçilen 
hakemlerin hakem seçimi konusunda birlikte karar vermeleri gerektiği hâlde, 
taraflar ya da hakemler bu konuda anlaşamazlarsa,
3. Hakem seçimi  ile yetkilendirilen üçüncü kişi, kurum veya kuruluş, hakemi  ya 
da hakem kurulunu seçmezse, 
Hakem veya hakem kurulunun seçimi, taraflardan birinin istemi üzerine asliye 
hukuk mahkemesi tarafından yapılır. 
Asliye hukuk mahkemesinin gerektiğinde tarafları dinledikten sonra bu fıkra 
hükümlerine göre verdiği kararlar kesindir. Asliye hukuk mahkemesi, hakem 
seçiminde tarafların anlaşmalarını, hakemlerin bağımsız ve tarafsız olması, 
tarafların farklı tâbiiyette olmaları hâlinde tek hakem seçilecek ise bu hakemin 
tarafların tâbiiyetinden olmaması, üç hakem seçilecek ise bunlardan ikisinin bir 
tarafın tâbiiyetinden olmaması  ilkelerini göz önünde bulundurur. Üçten fazla 
hakem seçilecek hâllerde de aynı usul uygulanır.
C) Kendisine hakemlik önerilen kimse, bu görevi kabul etmeden önce tarafsızlık 
ve bağımsızlığından şüphe etmeyi haklı gösteren hâl ve şartları açıklamak 
zorundadır. Taraflar  önceden bilgilendirilmemiş oldukları takdirde hakem, daha 
sonra ortaya çıkan durumları da gecikmeksizin taraflara bildirir.
Hakem, taraflarca kararlaştırılan niteliklere sahip olmadığı, taraflarca 
kararlaştırılan tahkim usulünde öngörülen bir ret sebebi mevcut bulunduğu, 
tarafsızlığından şüphe etmeyi haklı gösteren hâl ve şartlar gerçekleştiği 
takdirde reddedilebilir. 
D) Taraflar, hakemin reddi usulünü serbestçe kararlaştırabilirler.
Hakemi  reddetmek isteyen taraf, hakemin veya hakem kurulunun seçiminden ya da 
hakemin reddi isteminde bulunabileceği bir durumun ortaya çıktığını öğrendiği 
tarihten itibaren otuz gün içinde ret isteminde bulunabilir ve bu istemini karşı 
tarafa yazılı olarak bildirir.
Hakem kurulundan bir veya birden çok hakemin reddini isteyen taraf, ret istemini 
ve gerekçesini hakem kuruluna bildirir. Ret isteminin kabul edilmediğini öğrenen 
taraf, bu tarihten itibaren karara karşı otuz gün içinde asliye hukuk 
mahkemesine başvurarak bu kararın kaldırılmasını ve hakem veya hakemlerin 
reddine karar verilmesini isteyebilir.
Seçilen hakemin veya hakem kurulunun tümünün ya da karar çoğunluğunu ortadan 
kaldıracak sayıda hakemin reddi için ancak asliye hukuk mahkemesine 
başvurulabilir. Asliye hukuk mahkemesinin bu fıkra uyarınca vereceği kararlar 
kesindir.
Seçilen hakemin veya hakem kurulunun tümünün ya da karar çoğunluğunu ortadan 
kaldıracak sayıda hakemin reddine asliye hukuk mahkemesince karar verilmesi 
hâlinde tahkim sona erer.  Ancak tahkim anlaşmasında hakem veya hakemlerin 
isimleri belirlenmemişse yeniden hakem seçimi yoluna gidilir.
E) Taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa, tahkim yargılamasında görevi kabul eden 
hakem, haklı bir neden olmaksızın görevini yerine getirmekten kaçındığı 
takdirde, tarafların bu nedenle uğradığı zararı ödemekle yükümlüdür.
F) Bir hakem hukukî veya fiilî sebeplerle görevini hiç ya da zamanında yerine 
getiremediği takdirde hakemlik yetkisi, hakemin çekilmesi veya tarafların bu 
yönde anlaşmaları ile sona erer.
Taraflardan her biri, aralarında hakemin çekilmesini gerektiren sebeplerin 
varlığı konusunda uyuşmazlık olursa, asliye hukuk mahkemesinden hakemin 
yetkisinin sona erdirilmesi konusunda karar verilmesini isteyebilir. Asliye 
hukuk mahkemesinin vereceği karar kesindir. 
Hakemin görevinden çekilmesi veya diğer tarafın hakemin yetkisinin sona ermesine 
muvafakat etmesi, hakemin ret sebeplerinin varlığının kabulü anlamına gelmez.
G) Hakemlerden birinin görevi herhangi bir sebeple sona ererse, onun  yerine 
seçimindeki usul uygulanarak yeni bir hakem seçilir.
Tahkim süresinin işlemesi, bir veya birden çok hakemin değiştirilmesi nedeniyle 
durmaz.
Ancak, tahkim anlaşmasında hakemin veya hakem kurulunu oluşturan hakemlerin ad 
ve soyadları belirtilmiş ise; hakemin, hakem kurulunun ya da kurulun karar 
çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıda hakemin görevinin herhangi bir sebeple 
sona ermesi hâlinde tahkim sona erer. 
H) Hakem veya hakem kurulu, tahkim anlaşmasının mevcut veya  geçerli olup 
olmadığına ilişkin itirazlar da dahil olmak üzere, kendi yetkisi hakkında karar 
verebilir. Bu karar verilirken, bir sözleşmede yer alan tahkim şartı, 
sözleşmenin diğer hükümlerinden bağımsız olarak değerlendirilir. Hakem veya 
hakem kurulunun asıl sözleşmenin hükümsüzlüğüne karar vermesi, kendiliğinden 
tahkim anlaşmasının hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz.
Hakem veya hakem kurulunun yetkisizliğine ilişkin itiraz, en geç ilk cevap 
dilekçesinde yapılır. Tarafların hakemleri bizzat seçmiş veya hakem seçimine 
katılmış olmaları, hakem veya hakem kurulunun yetkisine itiraz etme haklarını 
ortadan kaldırmaz.
Hakem veya hakem kurulunun yetkisini aştığına ilişkin itiraz derhal ileri 
sürülmezse geçerli olmaz.
Hakem veya hakem kurulu, yukarıda belirtilen her iki hâlde de, gecikmenin haklı 
sebebe dayandığı sonucuna varırsa, daha sonra ileri sürülen itirazı kabul 
edebilir.
Hakem veya hakem kurulu, yetkisizlik itirazını, ön sorun şeklinde inceler ve 
karara bağlar; yetkili  olduğuna karar verirse, tahkim yargılamasını sürdürür ve 
davayı karara bağlar.
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Tahkim Yargılama Usulü
Yargılama kurallarının belirlenmesi, tarafların eşitliği ve temsili


Madde 8 - A) Taraflar, hakem veya hakem kurulunun uygulayacağı yargılama 
kurallarını, bu Kanunun emredici hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbestçe 
kararlaştırabilir ya da bir kanuna,  milletlerarası  veya   kurumsal   tahkim   
kurallarına   yollama  yaparak  belirleyebilirler.
Taraflar arasında böyle bir anlaşma yoksa hakem veya hakem kurulu, tahkim 
yargılamasını bu Kanun hükümlerine göre yürütür.
B) Taraflar, tahkim yargılamasında eşit hak ve yetkiye sahiptirler. Taraflara 
iddia ve savunmalarını ileri sürme olanağı tanınır.
Tahkim yargılamasında taraflar, yabancı gerçek veya tüzel kişiler tarafından da 
temsil edilebilirler. Bu hüküm, tahkimle ilgili olarak mahkemelere yapılan 
istemlere uygulanmaz.
Tahkim yeri


Madde 9 - Tahkim yeri, taraflarca veya onların seçtiği bir tahkim kurumunca 
serbestçe kararlaştırılır. Bu konuda bir anlaşma yoksa tahkim yeri, hakem veya 
hakem kurulunca olayın özelliklerine göre belirlenir.
Hakem veya hakem kurulu, tahkim yargılamasının gerektirdiği durumlarda önceden 
taraflara bildirmek kaydıyla bir başka yerde de toplanabilir.
Davanın açıldığı tarih, tahkim süresi, kullanılan dil, dava ve cevap dilekçesi, 
görev belgesi


Madde 10 - A) Taraflar aksini kararlaştırmadıkça tahkim davası, hakemlerin 
seçimi için asliye hukuk mahkemesine veya tarafların anlaşmasına göre hakem 
seçecek olan kişi, kurum veya kuruluşa başvurulduğu ve eğer anlaşmaya göre 
hakemlerin seçimi iki tarafa ait ise, davacının hakemini seçip kendi hakemini 
seçmesini diğer tarafa bildirdiği; anlaşmada hakem veya hakem kurulunu oluşturan 
hakemlerin ad ve soyadları belirtilmiş ise, uyuşmazlığın tahkim yoluyla 
çözülmesi talebinin karşı tarafça alındığı tarihte açılmış sayılır.
Taraflardan biri, mahkemeden ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı almış 
ise otuz gün içinde tahkim davasını açmak zorundadır. Aksi halde ihtiyatî tedbir 
veya ihtiyatî haciz kendiliğinden ortadan kalkar.
B) Taraflar aksini kararlaştırmadıkça, tek hakemli davalarda hakemin seçildiği, 
birden çok hakemli davalarda ise hakem kurulunun ilk toplantı tutanağının 
düzenlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde hakem veya hakem kurulunca esas 
hakkında karar verilir.
Tahkim süresi, tarafların anlaşmasıyla; anlaşamamaları halinde taraflardan 
birinin başvurusu üzerine asliye hukuk mahkemesince uzatılabilir. Başvurunun 
reddi halinde tahkim süresi sonunda yargılama sona erer. Mahkemenin kararı 
kesindir.
C) Tahkim yargılaması, Türkçe veya Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan 
devletlerden birinin resmî dilinde yapılabilir. Yargılamada kullanılacak dil 
veya diller, taraflar arasında kararlaştırılmamışsa, hakem veya hakem kurulu 
tarafından belirlenir. Tarafların anlaşmasında veya  hakemlerin  konu ile ilgili 
ara kararında aksi öngörülmemiş ise, bu dil veya diller, tarafların bütün yazılı 
beyanlarında, duruşmalarda, hakem veya hakem kurulunun ara kararlarında, nihaî 
kararında ve yazılı bildirimlerinde kullanılır.
Hakem veya hakem kurulu, tarafların dayandığı belgelerin tahkim yargılamasında 
kullanılan dil veya dillerdeki çevirisi ile birlikte sunulmasına karar 
verebilir.
D) Taraflarca kararlaştırılan ya da hakem veya hakem kurulunca belirlenen süre 
içinde davacı, tarafların ad, unvan ve adreslerini, temsilcisini, tahkim şartını 
veya sözleşmesini, uyuşmazlığın doğduğu veya ilgili olduğu sözleşme veya hukukî 
ilişkiyi, iddianın dayandığı olayları, uyuşmazlığın konusunu, miktarını ve 
istemini içeren dava dilekçesini; davalı ise, cevaplarını içeren dilekçesini 
hakem veya hakem kuruluna verir. Taraflar dilekçelerine yazılı delillerini 
ekleyebilir ve ileride sunacakları delillere yollama yapabilirler.
Taraflar, aksini kararlaştırmış olmadıkça, tahkim yargılaması sırasında iddia 
veya savunmalarını değiştirebilir veya genişletebilirler. Ancak, hakem veya 
hakem kurulu, bu işlemin gecikerek yapılmış olduğunu veya diğer taraf için 
haksız bir şekilde büyük zorluk yarattığını ve diğer hâl ve şartları dikkate 
alarak, böyle bir değişiklik veya genişletmeye izin vermeyebilir. İddia veya 
savunmanın tahkim anlaşmasının kapsamı dışına çıkacak şekilde değiştirilmesi 
veya genişletilmesi mümkün değildir.
E) Taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa, hakem veya hakem kurulu, dava ve cevap 
dilekçesi verildikten sonra bir görev belgesi hazırlar.
Görev belgesinde tarafların adları, unvanları ve sıfatları, tahkim sırasında 
bildirim için geçerli adresleri, iddia ve savunmalarının özeti, istemleri, 
uyuşmazlığın açıklanması, hakemlerin ad ve soyadları, sıfatları ve adresleri, 
tahkim yeri, tahkim süresi, sürenin başlangıcı, uyuşmazlığa uygulanacak usul 
hükümleriyle ilgili açıklamalar ile hakemlere dostane aracılık yapma yetkisinin 
verilmiş olup olmadığı gibi konular yer alır.
Görev belgesi hakemler ve taraflarca imza edilir.
Duruşma ve yazılı yargılama, taraf olma niteliğini kaybetme, taraflardan birinin 
yargılamaya katılmaması


Madde 11 - A) Hakem veya hakem kurulu, delillerin sunulması, sözlü beyanlarda 
bulunulması ve bilirkişiden açıklama istenmesi gibi sebeplerle duruşma 
yapılmasına karar verebileceği gibi; yargılamanın dosya üzerinde yürütülmesine 
de karar verebilir. Taraflar duruşma yapılmaması konusunda anlaşmadıkça, hakem 
veya hakem kurulu, taraflardan birinin istemi üzerine yargılamanın uygun 
aşamasında duruşma yapar.
Hakem veya hakem kurulu, dava ile ilgili her türlü keşif tarihini, bilirkişi 
incelemesini veya diğer delillerin incelenmesi için yapacağı toplantı ve 
duruşmaları ve tarafların gelmemeleri halinde bunun sonuçlarını uygun bir süre 
önceden taraflara bildirir.
Hakem veya hakem kuruluna sunulan dilekçeler, bilgiler ve diğer belgeler 
taraflara bildirilir.
B) Tahkim yargılamasının taraflarından birisinin taraf olma niteliğini 
kaybetmesi hâlinde, hakem veya hakem kurulunca tahkim yargılaması ertelenerek, 
tahkim yargılamasının devamı amacıyla ilgililere bildirimde bulunulur. Bu 
durumda tahkim süresi işlemez.
Altı ay içinde bildirim yapılmaz veya bildirimde bulunulanlar tahkim 
yargılamasına devam edeceklerini açıkça diğer tarafa ya da hakem veya hakem 
kuruluna bildirmezlerse, tahkim yargılaması sona erer.
C) Taraflardan birinin yargılamaya katılmaması hâlinde aşağıdaki hükümler 
uygulanır : 
1. Davacı, geçerli bir neden göstermeksizin dava dilekçesini süresi içinde 
vermezse; hakem veya hakem kurulu tahkim yargılamasına son verir.
2. Dava dilekçesi, 10 uncu Maddenin (D) fıkrasının birinci paragrafına uygun 
değilse ve eksiklik hakem veya hakem kurulunca belirlenecek süre içinde 
giderilmezse, hakem veya hakem kurulu tahkim yargılamasına son verir.
3. Davalı, cevap dilekçesini vermezse; bu durum davacının iddialarının kabulü 
olarak değerlendirilmeyip yargılamaya devam edilir.
4. Taraflardan biri, geçerli bir neden göstermeksizin duruşmaya gelmez veya 
delillerini sunmaktan kaçınırsa;hakem veya hakem kurulu, tahkim yargılamasına 
devam ederek mevcut delillere göre karar verebilir.
Hakem veya hakem  kurulunca  bilirkişi  atanması, delillerin toplanması, 
uyuşmazlığın esasına uygulanacak hukuk kuralları ve sulh


Madde 12 -  A) Hakem veya hakem kurulu;
1. Belirlediği konular hakkında rapor vermek üzere bir veya birden çok bilirkişi 
atanmasına,
2. Tarafların bilirkişiye gerekli açıklamaları yapmalarına, ilgili belge ve 
bilgileri vermelerine, 
3. Dava ile ilgili keşif yapılmasına,
Karar verebilir.
Aksi kararlaştırılmadıkça, taraflardan birinin istemi veya  hakem ya da hakem 
kurulunun gerekli görmesi üzerine bilirkişiler, yazılı veya sözlü raporlarını 
vermelerinden sonra çağrılacakları duruşmaya katılırlar. Bu duruşmada taraflar, 
bilirkişilere soru sorabilir ve uyuşmazlık konusunda kendi seçtikleri özel 
bilirkişileri dinletebilirler.
B) Taraflar, delillerini hakem veya hakem kurulunca belirlenen süre içinde 
verirler. Hakem veya hakem kurulu, delillerin toplanmasında asliye hukuk 
mahkemesinden yardım isteyebilir. Bu takdirde mahkeme, Hukuk Usulü Muhakemeleri 
Kanunu hükümlerini uygular.
C) Hakem veya hakem kurulu, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve onların 
uyuşmazlığın esasına uygulanmak üzere seçtikleri hukuk kurallarına göre karar 
verir. Sözleşme hükümlerinin yorumunda ve tamamlanmasında bu hukuka ilişkin 
ticarî örf ve âdetler ile ticarî teamüller de göz önüne alınır. Belirli bir 
devletin hukukunun seçilmiş olması, aksi belirtilmedikçe, o devletin kanunlar 
ihtilâfı kurallarının veya usul kurallarının değil, doğrudan doğruya maddî 
hukukunun seçilmiş olduğu anlamına gelir.
Tarafların uyuşmazlığın esasına uygulanacak hukuk kurallarını kararlaştırmamış 
olmaları hâlinde, hakem veya hakem kurulu, uyuşmazlık ile en yakın  bağlantı 
içinde olduğu sonucuna vardığı devletin maddî hukuk kurallarına göre karar 
verir.
Hakem veya hakem kurulu, ancak tarafların açıkça yetkili kılmış olmaları 
şartıyla hakkaniyet ve nasafet kurallarına göre veya dostane aracı olarak karar 
verebilir.
D) Tahkim yargılaması sırasında taraflar uyuşmazlık konusunda sulh olurlarsa, 
tahkim yargılamasına son verilir. Tarafların istemini uygun bulan  hakem veya 
hakem kurulunca sulh, hakem kararı olarak tespit edilir.
Hakem kurulunun karar verme usulü ve tahkim yargılamasının sona ermesi


Madde 13 - A) Taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa hakem kurulu oy çokluğu ile 
karar verir.
Taraflar veya hakem kurulunun diğer üyeleri yetki vermişlerse, hakem kurulu 
başkanı, yargılama usulü ile ilgili belirli konularda tek başına karar 
verebilir.
B) Tahkim yargılaması, nihaî hakem kararının verilmesi veya aşağıdaki hâllerden 
birinin gerçekleşmesi ile sona erer:
1. Davalının itirazı üzerine hakem veya hakem kurulunun uyuşmazlığın kesin 
olarak çözümünde davalının hukukî yararı bulunduğunu kabul etmesi hali hariç, 
davacı davasını geri alırsa.
2. Taraflar, yargılamanın sona erdirilmesi konusunda anlaşırlarsa.
3. Hakem veya hakem kurulu, başka bir sebeple yargılamanın sürdürülmesini 
gereksiz veya imkânsız bulursa.
4. 10 uncu Maddenin (B) fıkrasının ikinci paragrafı uyarınca tahkim süresinin 
uzatılmasına ilişkin talep mahkemece reddedilirse.
5. Taraflarca kararın oybirliğiyle verilmesinin öngörülmesine rağmen, hakem 
kurulu oybirliğiyle karar veremezse.
6. 11 inci Maddenin (B) fıkrasının ikinci paragrafı uyarınca, tahkim 
yargılamasına devam edilemezse.
7. 16 ncı Maddenin (C) fıkrasının ikinci paragrafı uyarınca yargılama giderleri 
için avans yatırılmazsa.
14 üncü Maddenin (B) fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hakem veya hakem 
kurulunun yetkisi, yargılamanın sona ermesiyle ortadan kalkar.
Kararın şekli ve içeriği, düzeltilmesi,  yorumu  ve  tamamlanması,  yazılı 
bildirimlerin alınması


Madde  14 - A) Hakem kararlarında;
1. Tarafların ve varsa temsilcileri ile vekillerinin ad ve soyadları, unvanları 
ve adresleri, 
2. Kararın dayandığı hukukî sebepler ile gerekçesi ve tazminata ilişkin 
istemlerde hükmedilen tazminatın miktarı,
3. Tahkim yeri ve kararın tarihi, 
4. Kararı veren hakem veya hakem kurulunun ad ve soyadları, imzaları ve karşı 
oyları,
5.  Karara karşı iptal davası açılabileceği,
Belirtilir. 
Aksi kararlaştırılmadıkça, hakem veya hakem kurulu kısmî kararlar verebilir.
Hakem kararı, hakem veya hakem kurulu başkanı tarafından taraflara bildirilir.
Taraflar, giderini ödemek koşuluyla hakem kararının asliye hukuk mahkemesine 
gönderilmesini isteyebilir. Bu durumda karar ve dava dosyası, hakem veya hakem 
kurulu başkanı tarafından asliye hukuk mahkemesine sunulur ve mahkemece kalemde 
saklanır. 
B) Taraflardan her biri, hakem kararının kendisine bildirilmesinden itibaren 
otuz gün içinde, karşı tarafa da bilgi vermek kaydıyla, hakem veya hakem 
kuruluna başvurarak;
1. Hakem kararında bulunan hesap, yazı ve benzeri maddî hataların 
düzeltilmesini,
2. Kararın tümünün veya bazı bölümlerinin yorumlanmasını,
İsteyebilir.
Karşı tarafın görüşünü alan hakem veya hakem kurulu, bu istemi haklı bulursa, 
istem tarihinden itibaren otuz gün içinde kararındaki maddî hatayı düzeltir veya 
kararın yorumunu yapar.
Hakem veya hakem kurulu, karardaki maddî hataları karar tarihini izleyen otuz 
gün içinde kendiliğinden de düzeltebilir. 
Taraflardan her biri, hakem kararının kendilerine bildirilmesinden itibaren otuz 
gün içinde, karşı tarafa da bilgi vermek kaydıyla, yargılama sırasında ileri 
sürülmüş olmasına rağmen karara bağlanmamış konularda tamamlayıcı hakem kararı 
verilmesini isteyebilir. Hakem veya hakem kurulu, istemi haklı bulursa, 
tamamlayıcı hakem kararını altmış gün içinde verir.
Düzeltme, yorum ve tamamlama kararları, taraflara bildirilir ve hakem kararının 
bir parçasını oluşturur.
C) Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça herhangi bir yazılı bildirim, bizzat 
gönderilene ya da gönderilenin yerleşim yerine, olağan oturma yerine, iş yerine 
veya posta adresine teslim edildiği takdirde alınmış sayılır.
Gerekli araştırma yapılmasına rağmen yukarıdaki bildirim yerlerinden hiçbirinin 
bulunamaması hâlinde, gönderilenin bilinen son yerleşim yerine, olağan oturma 
yerine, iş yerine veya posta adresine taahhütlü mektupla veya teslim 
teşebbüsünün belgelendiği herhangi bir başka vasıta ile gönderilen yazılı 
bildirimler alınmış sayılır. 
Yazılı bildirim, öngörülen şekillerde teslim edildiği tarihte alınmış sayılır. 
Bu fıkra hükümleri mahkemelerce yapılan tebligata uygulanmaz. 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM
Hakem Kararlarına Karşı Kanun Yolu
İptal davası ve hakem kararlarının icra edilebilir hâle gelmesi


Madde 15 - A) Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. İptal 
davası yetkili asliye hukuk mahkemesinde açılır, öncelikle ve ivedilikle 
görülür.
Hakem kararları aşağıdaki hallerde iptal edilebilir:
1. Başvuruyu yapan taraf;
a) Tahkim anlaşmasının taraflarından birinin ehliyetsiz ya da tahkim 
anlaşmasının, tarafların anlaşmayı tâbi kıldıkları hukuka veya böyle bir hukuk 
seçimi yoksa Türk hukukuna göre geçersiz olduğunu,
b) Hakem veya hakem kurulunun seçiminde, tarafların anlaşmasında belirlenen veya 
bu Kanunda öngörülen usule uyulmadığını,
c) Kararın, tahkim süresi içinde verilmediğini,
d) Hakem veya hakem kurulunun, hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz 
olduğuna karar verdiğini,
e) Hakem veya hakem kurulunun, tahkim anlaşması dışında kalan bir konuda karar 
verdiğini veya istemin tamamı hakkında karar vermediğini  ya da yetkisini 
aştığını,
f) Tahkim yargılamasının, usul açısından tarafların anlaşmalarına veya bu yönde 
bir anlaşma bulunmaması halinde, bu Kanun hükümlerine uygun olarak 
yürütülmediğini ve bu durumun kararın esasına etkili olduğunu,
g) Tarafların eşitliği ilkesinin gözetilmediğini,
İspat ederse veya,
2. Mahkemece;
a) Hakem veya hakem kurulu kararına konu uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime 
elverişli olmadığı,
b) Kararın kamu düzenine aykırı olduğu,
Tespit edilirse.
Hakem veya hakem kurulunun, tahkim anlaşması dışında kalan bir konuda karar 
verdiği iddiasıyla açılan iptal davasında, tahkim anlaşması kapsamında olan 
konuların, tahkim anlaşması kapsamında olmayan konulardan ayrılması mümkün 
olduğu takdirde, hakem kararının sadece tahkim anlaşması kapsamında olmayan 
konuları içeren bölümü iptal edilebilir.
İptal davası, otuz gün içinde açılabilir. Bu süre, hakem kararının veya 
düzeltme, yorum ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten 
itibaren işlemeye başlar. İptal davasının açılması, kendiliğinden hakem 
kararının icrasını durdurur.
Taraflar, iptal davası açma hakkından kısmen veya tamamen feragat edebilirler. 
Yerleşim yerleri veya olağan oturma yerleri Türkiye dışında bulunan taraflar, 
tahkim anlaşmasına koyacakları açık bir beyanla veya sonradan yazılı şekilde 
anlaşmak suretiyle iptal davası açma hakkından tamamen feragat edebilecekleri 
gibi; yukarıda sayılan bir veya bir kaç sebepten dolayı iptal davası açmak 
hakkından da feragat edebilirler.
İptal istemi, davaya bakan mahkeme aksine karar vermedikçe, dosya üzerinden 
incelenerek karara bağlanır.
İptal davası hakkında verilen kararlara karşı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 
hükümlerine göre temyiz yolu açık olmakla birlikte, karar düzeltme yoluna 
gidilemez. Temyiz incelemesi, bu Maddede yer alan iptal sebepleriyle sınırlı 
olarak, öncelikle ve ivedilikle karara bağlanır.
İptal davasının kabulü halinde, kabul kararı temyiz edilmezse veya 1 inci bendin 
(b), (d), (e), (f), (g) alt bentleri ile 2 nci bendinin (b) alt bendindeki 
hallerin varlığı sebebiyle kabulü halinde taraflar aksini kararlaştırmamışlarsa 
hakemleri ve tahkim süresini yeniden belirleyebilirler. Taraflar isterlerse eski 
hakemleri tayin edebilirler.
B) İptal davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra asliye hukuk 
mahkemesi, hakem kararının icra edilebilir olduğuna ilişkin bir belgeyi istemde 
bulunan tarafa verir. Bu belgenin verilmesi harca tâbi değildir. Hakem kararının 
icraya konulması hâlinde Harçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
İptal davası için öngörülen sürenin geçtiği veya tarafların iptal davası 
açmaktan feragat ettiği hâllerde, hakem kararının icra edilebilir olduğuna 
ilişkin belgenin verilmesi sırasında (A) fıkrasının 2 nci bendinin (a) ve (b) 
alt bent hükümleri mahkemece re’sen dikkate alınır. Bu hâlde mahkemece aksine 
karar verilmedikçe, inceleme dosya üzerinden yapılır.
 
ALTINCI BÖLÜM
Tahkim Giderleri
Hakem ücreti, yargılama giderleri, avans yatırılması ve giderlerin ödenmesi


Madde 16 - A) Taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa, hakemlerin ücreti, dava 
konusu alacağın miktarı, uyuşmazlığın niteliği ve tahkim yargılamasının süresi 
dikkate alınarak, hakem veya hakem kurulu ile taraflar arasında kararlaştırılır.
Taraflar, hakem veya hakem kurulunun ücretini milletlerarası yerleşmiş kurallara 
veya kurumsal tahkim kurallarına yollama yaparak da belirleyebilirler.
Taraflarla hakem veya hakem kurulu arasında ücretin belirlenmesi konusunda 
anlaşmaya varılamaz veya tahkim anlaşmasında ücretin belirlenmesine ilişkin 
herhangi bir hüküm bulunmazsa ya da taraflarca bu konuda yerleşmiş 
milletlerarası kurallara veya kurumsal tahkim kurallarına yollama yapılmamışsa, 
hakem veya hakem kurulunun ücreti, her yıl Adalet Bakanlığınca ilgili kamu 
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının görüşleri alınarak hazırlanan ücret 
tarifesine göre belirlenir.
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça başkanın ücreti, hakemlerden her birine 
ödenecek hakem ücretinin yüzde on fazlası olarak hesaplanır.
Hakem kararının düzeltilmesi, yorumlanması veya tamamlanması hallerinde ek hakem 
ücreti ödenmez.
B) Hakem veya hakem kurulu kararında tahkim yargılamasının giderleri gösterilir.
Yargılama giderleri;
1. Hakemlerin ücretini,
2. Hakemlerin seyahat giderlerini ve yaptıkları diğer masrafları,
3. Hakem veya hakem kurulu tarafından atanan bilirkişilere ve yardımına 
başvurulan diğer kişilere ödenen ücretleri ve keşif giderlerini,
4. Hakem veya hakem kurulunun onayladığı ölçüde tanıkların seyahat giderlerini 
ve yaptıkları diğer masrafları,
5. Hakem veya hakem kurulunun, davayı kazanan tarafın varsa vekili için 
avukatlık asgarî ücret tarifesine göre takdir ettiği vekâlet ücretini,
6. Bu Kanuna göre mahkemelere yapılacak başvurularda alınan yargı harçlarını,
7. Tahkim yargılamasına ilişkin bildirim giderlerini,
Kapsar.
C) Hakem veya hakem kurulu, davacı taraftan yargılama giderleri için avans 
yatırmasını isteyebilir.
Avans, hakem veya hakem kurulu kararında öngörülen süre içinde ödenmemişse hakem 
veya hakem kurulu yargılamayı durdurabilir. Yargılamanın durdurulduğunun 
taraflara bildirilmesinden itibaren otuz gün içinde avans ödenirse yargılamaya 
devam olunur, aksi halde tahkim yargılaması sona erer.
Hakem veya hakem kurulu, kararını verdikten sonra taraflara, yatırılmış olan 
avansların harcama yerlerini ve miktarlarını gösterir bir belge verir ve varsa 
kalan avansı ödeyene iade eder.
D) Taraflar aksini kararlaştırmadıkça yargılama giderleri haksız çıkan tarafa 
yüklenir. Davada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa, yargılama giderleri 
haklılık durumuna göre taraflar arasında paylaştırılır.
Hakem veya hakem kurulunun yargılamayı sona erdiren veya taraflar arasındaki 
sulhü tespit eden kararında da yargılama giderleri gösterilir.
 
YEDİNCİ BÖLÜM
Son Hükümler
Uygulanmayacak ve kaldırılan hükümler


Madde 17 - Bu Kanunla düzenlenen konularda, aksine hüküm bulunmadıkça, Hukuk 
Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanmaz.
21.1.2000 tarihli ve 4501 sayılı Kamu Hizmetleri ile İlgili İmtiyaz Şartlaşma ve 
Sözleşmelerinden Doğan Uyuşmazlıklarda Tahkim Yoluna Başvurulması Halinde 
Uyulması Gereken İlkelere Dair Kanunun 5 inci Maddesi yürürlükten 
kaldırılmıştır.

Geçici Madde 1 -  Taraflarla hakem veya hakem kurulu arasında ücretin 
belirlenmesi konusunda anlaşmaya varılamazsa veya tahkim anlaşmasında ücretin 
belirlenmesine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmazsa ya da taraflarca hakem veya 
bu konuda yerleşmiş milletlerarası kurallara veya kurumsal tahkim kurallarına 
yollama yapılmamışsa, hakem veya hakem kurulunun ücreti, Adalet Bakanlığınca bir 
ücret tarifesi hazırlanıncaya kadar, uyuşmazlığın niteliği ve tahkim 
yargılamasının süresi dikkate alınarak asliye hukuk mahkemesince takdir edilir.
Ücret tarifesinin hazırlanmasına ilişkin esas ve usuller Kanunun yayımı tarihini 
izleyen altı ay içinde Adalet Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.
Yürürlük


Madde 18 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme


Madde 19 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.