ileri
Endeksler
VERGİ USUL KANUNU
Kanun Numarası : 213
Kabul Tarihi : 4/1/1961
Yayımlandığı R. Gazete : Tarih: 10/1/1961 Sayı: 10703 - 10705
Yayımlanan Düstur : Tertip: 4 Cilt: 2 Sayfa: 1037
*
* *
Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için
bakınız "Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga
Hükümleri Külliyatı", Cilt: 1 Sayfa: 599
*
* *
Bu Kanun ile ilgili olarak Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren
yönetmelik için, "Yönetmelikler Külliyatı"nın kanunlara göre
düzenlenen nümerik fihristine bakınız.
*
* *
GİRİŞ
Kanunun Şümulü
Madde 1 - Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel
bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere
ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır.
Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar
da bu kanuna tabidir.
Bu kanunun hükümleri kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da uygula-
nır.
Gümrük ve tekel vergileri:
Madde 2 - Gümrük ve tekel idareleri tarafından alınan vergi ve resimler bu
kanuna tabi değildir.
Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat:
Madde 3 - (Değişik: 30/12/1980 - 2365/1 md.)
A) Vergi kanunlarının uygulanması: Bu Kanunda kullanılan "Vergi Kanunu" ta-
biri işbu Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını
ifade eder.
Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı
hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun
yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözönünde tutularak uygula-
nır.
B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muame-
lelerin gerçek mahiyeti esastır.
KANUNLAR, ŞUBAT 1991 (Ek - 7)
Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin
hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla il-
gisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanıla-
maz.
İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre nor-
mal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia
eden tarafa aittir.
BİRİNCİ KİTAP
Vergilendirme
BİRİNCİ KISIM
Genel Esaslar
BİRİNCİ BÖLÜM
Vergi Uygulanmasında Yetki
Vergi dairesi:
Madde 4 - Vergi dairesi mükellefi tesbit eden, vergi tarh eden, tahakkuk et-
tiren ve tahsil eden dairedir.
(Değişik: 15/12/1990 - 3689/1 md.) Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımın-
dan hangi vergi dairesine bağlı oldukları vergi kanunları ile belirlenir. Ancak,
Maliye ve Gümrük Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde, mükelleflerin işyeri ve
ikametgah adresleri ile il ve ilçelerin idari sınırlarına bağlı kalmaksızın ver-
gi daireleri ve bölge bilgi işlem merkezleri kurmaya, vergi dairelerine bağlı
şubeler açmaya ve vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri, meslek ve iş
grupları itibariyle mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairesini belirlemeye
yetkilidir.
Vergi mahremiyeti:
Madde 5 - Aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısiyle, mükellefin ve mü-
kellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine,
işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine mütaallik olmak üzere öğrendikleri
sırları veya gizli kalması lazımgelen diğer hususları ifşa edemezler ve kendile-
rinin veya üçüncü şahısların nef'ine kullanamazlar;
1. Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar;
2. (Değişik: 23/6/1982 - 2686/1 md.) Vergi mahkemeleri, bölge idare mahkeme-
leri ve Danıştayda görevli olanlar;
3. Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenler;
4. Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler.
Bu yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam
eder.
(Ek: 26/6/1964 - 485/1 Md.; Değişik: 30/12/1980 - 2365/2 md.) Ancak, vergi
güvenliğini sağlamak amacıyla Gelir Vergisi mükelleflerinin yıllık Gelir Vergi-
si, sermaye şirketlerinin Kurumlar Vergisi beyanamelerinde gösterdikleri matrah-
ları (zarar dahil) ve beyanları üzerinden tarh olunan Gelir ve Kurumlar Vergile-
ri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı oldukları vergi dairelerince beyan-
namelerin verildiği yıl içinde dairenin münasip yerlerine asılacak cetvellerle
ilan olunur. Mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu ilan orada da yapı-
lır.
(Ek: 26/6/1964 - 485/1 md.; Değişik: 30/12/1980 - 2365/2 md.) Gelir Vergisi
mükellefleri (Götürü usulde vergilendirilen mükellefler dahil) ile sermaye şir-
ketleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar vergi tarhına esas olan kazanç tu-
tarları ile bunlara isabet eden vergi miktarlarını gösteren levhayı merkezleri-
ne, şubelerine, satış mağazalarına iş sahipleri ile mükellefler tarafından ko-
layca okunup görünecek şekilde asmak zorundadırlar. İlan ve levhalara ilişkin
diğer hususlar Maliye Bakanlığınca belli edilir.
(Ek: 26/6/1964 - 485/1 md.) Açıklanan bu bilgiler ele alınarak mükelleflerin
haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez. Aksine hareket edenler hakkında
T. Ceza Kanununun 480,481 ve 482 nci maddelerdeki cezalar üç misli olarak hükmo-
lunur.
(Ek: 4/12/1985-3239/1 md.) Bu kanunda yer alan belge düzenine uymayan veya
kaçakçılık fiili ile vergi ziyaına neden olup tarh edilen vergi ve kesilen ceza-
sı kesinleşen mükellef ve vergi sorumlusunun, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca be-
lirlenecek usul ve esaslara göre basın ve TRT yolu ile açıklanması vergi mahre-
miyetini ihlal sayılmaz.
(Ek: 24/3/1988-3418/29 md.) Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı bel-
ge düzeledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit olunanların,
kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına bildirilmesi vergi mahremiyetini ihlal
sayılmaz. Bu bildirimin şartları, sınırları ve bu konuya ilişkin usul ve esaslar
Maliye ve Gümrük Bakanınca belirlenir.
(Ek: 26/10/1988-3482/6 md.) Basın ve TRT yoluyla yapılacak bu açıklamalara
ait harcamalar,mükellef veya vergi sorumlularından tahsil edilir. Bu harcamalar,
vergi uygulamaları yönünden gider olarak kabul edilmez.
Yasaklar:
Madde 6 - (Değişik: 23/6/1982-2686/2 md.)
Beşinci maddede yazılı olanlar:
1. Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine;
2. Kan veya sıhri usul ve füruuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene
yahut kan hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil), sıhri hısımlıkta, bu hısımlığı
meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile, üçüncü (Bu derece dahil) de-
receye kadar olan civar hısımlarına;
3. Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere;
Ait vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar.
Vergi muameleleri ve incelemeleri ile vergi mahkemeleri, bölge idare mahke-
meleri ve Danıştayda görevli olanlar, mükelleflerin vergi kanunlarının uygulan-
ması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini ücretsiz de olsa yapamazlar.
İdarenin yardımı:
Madde 7 - Bilümum mülkiye amirleri, emniyet amir ve memurları, belediye
başkanları, köy muhtarları ve kamu müesseseleri vergi kanunlarının uygulanmasın-
da uygulama ile ilgili memurlara ve komisyonlara ellerindeki bütün imkanlarla
kolaylık göstermeye ve yardımda bulunmaya mecburdurlar.
İKİNCİ BÖLÜM
Vergi Sorumluluğu
Mükellef ve vergi sorumlusu:
Madde 8 - Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüb-
eden gerçek veya tüzel kişidir.
Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine kar-
şı muhatap olan kişidir.
Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete
veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz.
Bu kanunun mütaakıp maddelerinde geçen "mükellef" tabiri vergi sorumlularına
da şamildir.
(Ek:24/6/1994-4008/1 md.; Değişik: 25/5/1995-4108/1 md.) Türkiye Cumhuri-
yeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişilere bir vergi numarası
verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye ve
vergi numarasının kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapı-
lacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek belgelerde kullanılması
mecburiyetini getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Vergi ehliyeti:
Madde 9 - Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet şart değil-
dir.
Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve
vergi sorumluluğunu kaldırmaz.
Kanuni temsilcilerin ödevi:
Madde 10 - Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar
gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları
halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşek-
külleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getiri-
lir.
(Değişik: 3/12/1988-3505/2 md.)Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine
getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tama-
men veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine
getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan mükellef-
lerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır.
Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için
asıl mükelleflere rücu edebilirler.
Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni
temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını
da kaldırmaz.
Vergi kesenlerin sorumluluğu:
ileri